SAMİ TOSUN

Serdar Ortaç ne zaman evlenecek?

Efendim, Serdar Ortaç, yeni, yine, yeniden sarışın bir hanımla görüntülenmiş. Yine medya mensupları evlilik muhabbeti açmış. 'Bu sefer' evlilik hiç de uzak değilmiş... Miş... (Ekolu okuyunuz.) Farkındasınız, değil mi? Çeşitli kesimlerden halkımız Serdar Bey için seferber olmuş vaziyette.
Sadece durmadan, "Evlilik ne zaman?" diye mikrofonu ağzına dayayan medya mensupları değil yani. Mesela bizim üst kattaki televizyon saplantılı teyzeler bile, mahalleden, Serdar Bey'in ajanslardan kiraladığı söylenen hanımların estetik ölçülerine uygun, helal süt emmiş genç hanımlar bakınıyor Serdar Bey'le evlendirmek için. Neymiş, aslında çok iyi çocukmuş da, aile hayatı kurmayınca kendini iskambil destesindeki 'sinek damı'na fazla kaptırıyormuş. Temiz bir aile kızıyla izdivaç yaptığı takdirde, ne rest çekermiş, ne blöf yaparmış! Anlayın artık, bu toplum Serdar Bey'i evlendirmeden rahat etmeyecek.
Lakin Serdar Bey de çok kararlı.
Arada, "Evet, aslında çocuk da lazım," diyor, "Evlenmek, yuvamın erkeği olmak istiyorum," diye açıklamalar yapıyor ama iş ciddi ciddi evlenmeye gelince, görüyoruz ki hepimizi geçiştiriyor. Ajanstan temin ettiği 'kare dam'la blöf yapıp duruyor. Serdar Bey, ki kendisi daha onyıllar boyunca aynı nağmelerle, ilk günkünün aynını tekrar eden 'yeni' besteler yapacak kapasitededir, Erol Büyükburç yaşına geldiğinde de benzer açıklamalar yapacak diye korkuyorum. Tamam, belki konuyu renklendirmeyi tercih edecek ve, "Allah sizi inandırsın, tam evlenip çocuk yapacaktım ki, uluslararası istihbarat teşkilatları spermlerimi çaldı," türünden bilimkurgu-fantezi icatlar geliştirecek ama bizim pop alemimiz benzer bir seyir izleyecek...
Evet kıymetli okur, ne yazık ki fantezi dünyası son derece sınırlı bir toplumumuz var. Ecnebi memleketler her gün yeni bir pop starı çıkarıp onun tuhaflıklarını dikizlemeye başlarken, biz Midye-
Enez sınır çizgisi gibi, Hande Yener-Serdar Ortaç standardını aşamıyoruz.
Serdar Bey, malumunuz, evlenme-çocuk yapma gevelemesiyle ömrümüzü tüketirken, Hande Yener, şuna, buna, mesela son olarak Tarkan'a hiç de yaratıcı olmayan laf sokuşturma çabalarıyla hayatımızı kemiriyor. Neymiş, kendisi bir dünya starı olmak için çaba sarf etmezmiş, Tarkan denemiş de ne olmuş, tıpış tıpış geri dönmüş, nasıl ki Türkiye'de bir yabancı 'star' olamazsa, Türkler de yurtdışında star olamazmış, falan, filan...
Efendim, hani görünümünü, şimdi tarih olmuş olan Fırt dergisi kahramanı Arap Kadri'nin donlarına benzer esvabını falan geçtim, bütün imkanları tanısak da Hande Hanım bu yaştan sonra kuş dili ile mi dünya starı olacak? Hayır, herkeste bir hava, bir hava, sanki altlarına hiç bez bağlanmadı, anneleri kafalarına hiç terlik fırlatmadı, çatalı hep sol elleriyle tuttular ve akıcı Londra İngilizcesi konuşuyorlar... E, ama biz biliyoruz o burnunuz sonradan estetik operasyon marifetiyle Buckingham sakinlerinin burnuna benzedi! Yani bize burun kaldırmayınız lütfen!.. Aaa!.. (Bunalma efekti şeklinde okuyunuz lütfen.) Kaldı ki, hani biraz cehaletin tozunu almak babında söylüyorum, Amerika denen yerde her milletten insan yaşadığı gibi, her milletten 'star' da yetiştiriyorlar. Ama elbette abuk sabuk sözler yazıp üç notayla müzik icra ederseniz, dünya starı falan olamazsınız. Olsa olsa bizim 'beach club'larda ikoncanların kıvırmaları eşliğinde terennüm edersiniz.
Neyse efendim, konumuz Serdar Ortaç Bey'in izdivaç meselesiydi.
Yaş geldi geçiyor. Sevaptır.
Toplumcak çaba gösterip, başgöz edelim Serdar Bey'i... Evinin erkeği olsun, Türk popunun önü açılsın...
Açın Türk popunun önünü!.. (Cem Uzan efektiyle.) Laf aramızda, Sevda Demirel'in de evlenme vakti geldi geçiyor. Ben yakıştırıyorum vallahi gençleri...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN