MURAT DİDİN MURAT DİDİN

6. maçın milat olması için...

Türkiye'de amatör sporun değerini bilenler bile iş tuttuğu takımın maçına gelince anlayış, şefkat, paylaşma değerlerini yitiriyor. Küçüklüğümüzden itibaren bizimle beraber büyüyen o güzel duygular, sonunda sadece kazandıkça zevk almaya, kazanamazsan adeta bir efkara dönüşüyor. Bu işe emeğini, bilgisini, parasını hatta sağlığını veren yönetici de biliyor ki "Yenilgiler kabul edilemez" ve mutlaka bir mazeret bulunmalı. Hakem, federasyon, saha şartları, kar, çamur.. Üret üretebildiğin kadar..
Hiçbir yaptırımı olmayan, düzenin mecburiyeti bu demeçler, taraftarın beynine "İşin gerçeği" olarak kazınıyor. Galibiyetler, başarılar, saha yerine; saha dışında, maç öncesi demeçlerinde aranıyor.
Mirsad, Rasim, Kaya günlük saha dışı hayatlarında bu davranışlarda olan insanlar mı? Hayır! Ama onlar, diğerleri, ben, sen; bu davranışları kazanmanın bir parçası olarak görüyoruz. Çünkü hep öyle olmuş.

JACKSON'A JET CEZA!
Lakers Koçu Phil Jackson
NBA finallerinde "Bu hakem hataları.." diye yakınmaya başladığının (burası çok önemli!) ERTESİ GÜ- NÜ 24 bin Dolar cezayı paşa paşa ödetiyorlar ona.
Beş yıl önce Indiana-Detroit maçında Ron Artest, Stephan Jackson, Jermaine O'Neil'in kavgasının ertesinde NBA Başkanı David Stern hiç evelemiyor, gevelemiyor. "İnanıyorum ki, NBA'de bir daha böyle kara bir gece yaşanmayacak" diye başlıyor konuşmasına.. Açıklayacağı cezalarla yaşanmayacağını adı gibi biliyor. Artest sezon sonuna kadar cezalı . (Kasım 2004-Haziran 2005 arası 8 ay) Jackson'a 30, O'Neil'e 25 maç ceza çıkıyor. Para cezasına gerek yok çünkü NBA'de her şey kontratlar ile düzenlenmiş. Sistem kendini koruyor. Artest'ın 5, O'Neil'ın 3.7 milyon Dolar cezası çıkıyor sözleşmelerinden. Haydi saldırsana bir daha seyircinin üzerine!
Bu otoritedir, bu yaptırım gücüdür oralarda sporseveri, izleyiciyi, sporcuyu, taraftarı, hakemi, kulübü, dolayısıyla da sporu koruyan.
Daha yeni okuduk Thomas Prusik'i. Ölen annesinin emekli maaşı ve kira yardımını 6 yıldır cebine indirmiş. Bu sürede 118 bin Dolar'lık haksız kazanç sağlamış. Yakalanmış. Kefaletle tahliyesi için 1 milyon Dolar yatırması isteniyor. 24 yıl hapis cezası istemi ile mahkemeye çıkacak. Bizde Şerafettin Nine (Bu olayın çok benzeriydi) 5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyordu. 14 ay yatıp tahliye oldu.
Haklının güçlü olduğu yaşam koşulları, kuralların var olup herkes için ciddiyetle uygulandığı medeni ortamlarda oluşabilir. Zaten kurallar herkese fırsat eşitliği yaratabilmek için değil midir? 5. maçta kuralı uyguladığı için eleştirilen Fatih Söylemezoğlu'nun Fenerbahçe Ülker, rakibi Oyak Renault'yu mucizevi bir şekilde yenerken bitime iki saniye kala sarı-lacivertliler lehine sportmenlik dışı faul çaldığını hatırlarsak, onun güvenli bir kural uygulayıcısı olduğunu görürüz.
Kişiler, takımlar önemli değil. Hatayı kim yaptıysa ver cezayı! Hemen, maçın gecesinde, herkes için adil olan kurallarla...
6. maç sonrası "Taraftar saldırdı. Skandal!" diye yazıldı.
Bu sorunun nasıl çözüleceği tartışılıyor. İlk şartı; gazetem SABAH'ta kolu alçılı küçük basketbolsever kızımızın annesi Filiz Hanım verdi: "Elbette ilk maça gideceğiz; hiç korkusuzca. Çünkü kızımın spor sevgisi ile büyümesini istiyorum."
O ve onun gibiler meydanı boş bırakmayacak. Bu bir.

BU OLAY BİR FIRSAT
İkincisi, en az ilki kadar önemlisi ise, kurallar ve kuralları uygulayacak olanlar. Yine herkes son maçta güvenliğin yetersizliğinden yakınıyor. İstanbul'un çiçeği burnunda Emniyet Müdürü Sayın Çapkın için çok önemli bir fırsattır bu olay. Sayın Müdürüm, çıkıp açıklayabilecek mi, "Şu ekibimiz görevini tam yapmıştır. Şu grubumuz şu, şu gerekçelerle veya şu şu engellemelerle görevini tam yapamamıştır. Engelleyen şu, şu kişiler hakkında şu işlemler yapılmıştır. Görevini ihmal ettiği belirlenen şu, şu personelimize şu cezalar verilmiştir" veya "O gün için bize hiçbir olağandışı durum talebi gelmemistir." Doğrusu neyse onu duymak istiyoruz. "Yetkili makamlar gerekli tüm araştırmaları yapıyor" klasiğini değil. İstanbul Emniyet Müdürü'nün direkt başında bulunacağı bir araştırma, kamuoyunu bilgilendirme, yarınların da en etkin çözümünü oluşturacaktır.
O küçücük kızımız gibi binlerce çocuğumuza "Yaşam sevgisini, spor sevgisini" hissettirebilmek için, herkesin uyacağı, uymasını gerektiğini bildiği kuralları hayata geçirebilmeliyiz. Yetkililer de bu kuralları herkese uygulayabilmeli. Ama en önemlisi: Kuralları uygulamayanlardan, uygulatmayanlardan hesap sorulmalıdır. Eğer altıncı maçı bir milat olarak görmek istiyorsak..
BİZE ULAŞIN