DİLEK GÜNGÖR DİLEK GÜNGÖR

Kamu bankaları fona mı devrediliyor?

Yanlış anlaşılmasın. Fon derken Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndan (TMSF) bahsetmiyorum -ki hepinizin malumu olduğu üzere o günler mazide kaldı.- Çok şükür, bugün, kamu bankaları da özel finans kuruluşları da sapasağlam. Eskisi gibi devlete yük olan kamu bankacılığı yok. Artık Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank Hazine'ye para veriyorlar. Dolayısıyla kastettiğim fon elbette TMSF değil. Yeni kurulan Türkiye Varlık Fonu (TVF).
Bunu da nereden çıkardın demeyin.
Gelin anlatayım...
Hatırlarsınız, TVF, 50 milyon TL sermayeyle yola çıktı. Uzun vadede büyüklüğünün 200 milyar dolara ulaşması için yeni kaynak yaratması gerekiyor.
Bunu nasıl yapacak?
Yöntemlerden birisi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı bünyesindeki bazı kuruluşların TVF'ye geçmesi... Geçtiğimiz günlerde Milli Piyango İdaresi ve lisans hakkı TVF'ye devredildi.
Devri planlanan diğer şirketlerle ilgili çalışma yapıldığı kulağıma geldi.
Biraz araştırınca Halkbank'ta konunun enine boyuna tartışıldığını öğrendim. Biliyorsunuz, Halkbank'ın yüzde 51 hissesi Özelleştirme İdaresi'nde, kalanı halka açık. Bu hisselerin TVF'ye devredilmesi için hukuki altyapıya bakılıyormuş. Keza sermayesinin tamamı Hazine'ye ait olan Ziraat Bankası ve çoğunluk hissesi Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde olan Vakıfbank'la ilgili de böyle bir karar alınabilir.
Devirler ne işe mi yarar?
Düşünün, kamu bankaları 2017'de bütçeye 5.3 milyar TL'lik temettü geliri aktaracak. Bu parayla Çanakkale Köprüsü'ne finansman sağlanabilir.
Kanal İstanbul projesinin yarı maliyeti karşılanabilir.
Üstelik, bankalar Hazine'nin ağır bürokrasisinden kurtulup özel sektör mantığıyla çalışan bir patrona kavuşur.
BİZE ULAŞIN