DİLEK GÜNGÖR DİLEK GÜNGÖR

Onlar da var...

Dışarıda ve içeride 'Başkanlık ülkeyi böler', 'Cumhuriyet yıkılır','Yüzyıllardır görülmemiş bir tehlikeyle karşı karşıyayız' diye altını bile dolduramadıkları argümanlarla tazyik yapsalar da başkanlık sisteminin şimdiden ülkeyi birleştirdiği aşikar...
Neden mi böyle söylüyorum?
Hatırlayın, spor ve sanat dünyası önderliğinde başlatılan 'Güçlü bir Türkiye için evet. Ben de varım' kampanyası siyaset dünyasından hocalara, memurlardan işçilere birçok kesim tarafından benimsendi. Şimdi de kampanyaya bugüne kadar ülkenin kalkınması, büyümesi, istihdam yaratması için ellerini değil adeta gövdelerini taşın altına koyan inşaatçılar dahil oldu.
Geçen gün emlak editörümüz Seda Tabak, Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas ile DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz'ın başını çektiği bir grup müteahhidin CVK Park Prestige Suite'de referandumla ilgili açıklamalarda bulunacağını söyleyince atlayıp birlikte gittik.
12 işadamı güçlü icraat, güçlü istikrar, güçlü ekonomi için referandumda 'evet' diyeceklerini açıkladı.
Dikkat çektikleri iki nokta var...
Birincisi, sistem değişikliğine öneriyi ileri süreni tartışmadan yani kişiselleştirmeden bakabilmek...
İkincisi de tarihsel arka planı hatırlamak...
Dedikleri doğru... Bu sistem uzaydan gelmedi. Taa, 1982 Anayasası hazırlanırken Danışma Meclisi'nde tartışıldı. O dönemde, sisteme geçmek isteyenler azınlıkta olduğu için rafa kalktı. Turgut Özal dile getirdi, muhalefetten destek bulamadı. Süleyman Demirel Fransız tipi yarı başkanlık istedi, CHP ve DSP eleştirdi. Bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuyu tekrar masaya getiriyor. Türkiye'nin ikinci büyük muhalefet partisi başta olmak üzere sporcusu da sanatçısı da patronu da vatandaşı da 'Ben de varım' diyor.
Bu şu demektir; yeni sistemde 'ortak aklın' gördüğü, bir kesimin ise önyargı ve politik pozisyonundan sıyrılamadığı için görmek istemediği iyi birşeyler var.
BİZE ULAŞIN