DİLEK GÜNGÖR DİLEK GÜNGÖR

Ülkede de metal yorgunluğu var!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan metal yorgunluğu teşhisini AK Parti teşkilatları için yaptı. Peki sadece AK Parti teşkilatlarında mı bu ruh yorgunluğu var? Bence bu hastalık tüm Türkiye'ye sirayet etmiş durumda...
Bakın, sokağa çıkıyorum. Vatandaşla sohbet ediyorum. Vatandaş milli parasına yabancının güvendiği kadar güvenmiyor. (Doların 3.50 TL bandından aşağı çekilememesinin bir nedeni de bu) Gayrimenkul almıyor, alışverişi sınırlandırıyor. Gençler kariyerlerini yurtdışında sürdürme peşinde.
İşadamına gidiyorum. Söyleminde yatırım, üretim veyahut istihdam olsa da icraate gelince tedirgin davranıyor. Bürokrata uğruyorum. Risk almıyor, imza atmıyor, etliye sütlüye karışmadan maaşını alma derdinde.
Halbuki, böyle mi olmalı?
Türkiye, 2013'ten bu yana ne badireler atlattı. Gezi'ydi, 17-25 Aralık'tı, 15 Temmuz darbesiydi, terör saldırılarıydı...
Hani derler ya... Başımıza bir göktaşı düşmedi. Aynen o misal...
Tüm bunları atlatmışız. Şimdi okyanusu geçip derede mi boğulacağız?
Bakın, işler rayına giriyor, işsizlik düşüyor, enflasyon tek haneye iniyor, büyüme beklentileri yüzde 5'lere çıkıyor - ki her zaman reel değer beklentiyi geçer-, turizm ve ihracat düzeliyor, artık ayağa kalkıyoruz diyoruz. Bu kez milletçe kendi kendimize karamsarlık pompalamaya başlıyoruz. Bu kulaktan kulağa yayılıyor. Görünür gerçekliği bırakıp fısıltıyla hareket ediyoruz. Herkes aynı psikoloji içine girerse karamsarlık bir süre sonra gerçeğe dönüşür. O zaman da ülkeye yazık olur.
Soruyorum, karamsar olmak ve ülkenize güvenmemek için bir sebebiniz var mı?
Bugüne kadar buna da net cevap veren çıkmadı.
O halde, Türkiye'nin vatandaşıyla, işadamıyla, bürokratıyla ve siyasetçisiyle silkelenip kendine gelmesi gerekmiyor mu?
Bu ülke hepimizin...
BİZE ULAŞIN