DİLEK GÜNGÖR DİLEK GÜNGÖR

17-25 harddisk’leri ABD’ye mi kaçırıldı?

Birkaç gündür ABD'deki Zarrab davasıyla yatıp kalkıyoruz. Hele hele eski bakan Zafer Çağlayan'ın dosyaya eklemlenmesi sonrasında iş zıvanadan çıktı, komplo teorileri havada uçuşur oldu. Yok efendim "Reza Zarrab konuştu, tanık koruma programıyla serbest kaldı", "Zarrab özel laptop'unun şifresini verdi", "2 bakan daha dosyaya girecek", "Bir banka daha listede", "30-40 Türk şirketiyle ilgili karar alınabilir" vs... Bu komplolar Zarrab'ın önceki gün eli kelepçeli, ayağı zincirli yargıç karşısına çıkmasıyla kesilmiş gibi. Muhtemelen konu, 25 Eylül'de mahkeme karşısına çıkacak Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın duruşmasında yeniden alevlenecek.
Ben o kısımları geçiyorum. Dikkat çekmek istediğim başka bir mesele var.
Zafer Çağlayan'la ilgili ek iddianame yeni mi hazırlandı yoksa eski mi bilemiyorum. Ancak şu açık ki; New York Güney Bölge Federal Savcılığı'nın ek iddianamesi 17-25 Aralık'taki kumpas dosyasının bir 'copy paste'i gibi...
Peki ABD o dosyaları nasıl aldı?
Hafızlarınızı geri sarın. 17-25 Aralık 2013'e dönün. 61. Hükümet'e yönelik ekonomik ve siyasi sabotaj planlayan FETÖ, o dönemde alakasız ses kayıtlarını birleştirip kamuoyuna servis etmişti. Bakanların çocukları, işadamları ve bürokratlar gözaltına alınmıştı. Hükümet kendisine operasyon çeken emniyet ve yargıdaki FETÖ militanlarını gözaltına almaya başladığında ise bir şey ortaya çıkmıştı.
Hatırlayın, Emniyet'in Organize ve Mali Şube birimlerindeki FETÖ'cü polisler 17 Aralık 2013 günü hazırladıkları operasyonel ses kayıtlarının da tutulduğu bilgisayarlara ait ana harddiskleri söküp yerine boşlarını taktılar. Bilgisayarları da WIPE Clean isimli dosya silme programlarıyla temizlediler. Biliyorsunuz, o harddiskler hâlâ ortada yok. Zarrab dosyasına eklenen iddianame gösteriyor ki, FETÖ militanları o harddiskleri ABD'deki abilerine ulaştırdı. Belli ki, Zarrab davasıyla 17 Aralık'ın ABD versiyonunu yaşatmayı amaçlıyorlar. Yakında o dönemdeki militan polislerin 17-25 Aralık kumpasları öncesinde ABD'li dostlarıyla yaptıkları gizli görüşmeler açığa çıkarsa şaşırmam.
Elbette, tüm bu anlattıklarım klasörlerce dosya verilmesine rağmen teröristbaşı Fetullah Gülen'i iade etmeyi ağzına bile almayan ABD'nin de işine geliyor. Fena mı? Akıllarınca FETÖ taşeronluğunda Zarrab dosyasıyla Türkiye'ye şantaj uyguluyorlar. FETÖ'den tutuklanan ABD vatandaşlarının serbest kalmasını mı, Kürt referandumundaki tavrımızı mı yoksa Suriye konusundaki duruşumuzu mu sorguluyorlar bilemiyorum. Yakında o pis kokuyu öğreniriz.
BİZE ULAŞIN