TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
YAVUZ DONAT YAVUZ DONAT

Andıç... Rapor... Sahte... Gerçek... "Meclis göreve!.."

Siyasette "zehir hafiye" diye ünlenen, eski İçişleri bakanlarından Dr. Faruk Sükan'ın "1991'de yayınladığı" bir kitap var:
"Başbakan Adnan Menderes'in Meclis Konuşmaları... 1950-1960."
Kitabın "Önsöz"ü Aydın Menderes'ten.

***

Adalet mekanizmasında birtakım "yanlış işler" olmuş.
Ve bazı hâkimler "25 yılı doldurmadan" emekliye sevk edilmişler.
Muhalefet "kıyameti koparmış."
Ve TBMM "sorunu" ele almış.

***

Muhalefetin (CHP), ağır toplarından (Nüvit Yetkin) hükümete "neden böyle yaptınız" diye sormuş.
Başbakan, isterse Adalet Bakanı'na "çık, muhalefetin sorusunu yanıtla" diyebilir.
Ama Başbakan Menderes "ben konuşacağım" demiş.

***

Menderes'in konuşmasından (13 Mayıs 1957) iki cümle:
- Nüvit Yetkin arkadaşım biraz şikâyetamiz olarak bahsediyor... Şikâyet etmesinler, biz böyle elim bir mecburiyet karşısında kaldık.

***

Başbakan'ı "elim bir mecburiyet" karşısında bırakan "durum" nedir?
Adnan Menderes "yüce Meclis'in her şeyi bilmesini" istiyor.
Hiçbir olayın "gölgede kalmamasını" savunuyor.
Ve "ayrıntıya" giriyor.
"Rüşvet... Suçüstü" gibi (yargıya intikal etmiş... Hikâyesi uzun) bir konu.

***

Menderes'in konuşmasının başında, muhalefetten bir milletvekili (Muammer Alakant), Başbakan'ı "protesto ediyor." Genel Kurul'dan çıkıyor.
Ama sonra "geri dönüyor."
Adnan Menderes'in konuşmasından:
- Biraz evvel buradan asabiyetle giden Muammer Alakant'ın tekrar avdet etmiş olduğunu ve protestosundan vazgeçtiğini memnuniyetle müşahede etmiş bulunuyorum. (Alkışlar)
Menderes'in "üzerinde çok hassas olduğu" nokta şu:
Meclis'in her şeyi bilme hakkı var.
Muhalefet hiçbir konuda şüpheye düşmemeli... Muhalefeti bizzat aydınlatmalıyım.
Elim (acı... Acıklı) de olsa, gerektiği zaman bazı kararları almalıyım, alacağım.

***

Adnan Menderes'in "hassas olduğu" bir başka nokta:
"Gerekli zamanda, gereken şeyi yapmazsak yarın bu millet, hükümet için ne der Meclis için ne der?"

***

Dr. Faruk Sükan'a rahmet, Aydın Menderes'e sağlık ve uzun ömür dileyelim.
Dün "kitabı" karıştırdıkça, "pek çok yerinde" aynı hassas noktaya kilitlendik:
"Önemli bir sorun mu var, mutlaka TBMM'nin bilgilendirilmesi... Meclis'in el koyması" gerekiyor.
BİZE ULAŞIN