YAVUZ DONAT YAVUZ DONAT

Duayen siyasetçi... Ve... Sıcak gündem

Haftalar önceydi... 65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağının ilk günleriydi.
Ali Naili Erdem (93) aramıştı.
"Nasıl gidiyor" diye takılmıştı.
"Sizin Zincirbozan günleri gibi" yanıtını vermiştik... Gülerek.
Ali Naili Bey kahkahayı basmıştı:
-12 Eylül 1980 darbesinden sonra... Zincirbozan'da... Sürgünde... Askeri bölgede... Günde yarım saat de olsa yürüyorduk... Şimdi... Evde bir odadan diğer odaya... Dolaş babam dolaş.

***


Bir çift söz
Pazar günü... 65 yaş üstüne... Saat 11.00 ile 15.00 arasında... Sokağa çıkma izni verilince...
Bu defa biz Ali Naili Erdem'i aradık:
-Nasıl gidiyor?
-Tatsız.
-Neden?
-Maskeyle sokakta yürümek hoşuma gitmedi... Sıkıldım... On dakika yürüdüm, döndüm... Yine eve kapandım.
Takıldık:
-Zincirbozan sürgünündeki gibi mi?
-Madem ki bu konuya girdin, öyleyse bir çift söz söyleyeceğim... Özellikle de siyasetçilere.

***


"Dangalak!"
Ali Naili Erdem... 1961'de 34 yaşında, milletvekili seçildi... İzmir'den... Adalet Partisi'nden.
Sanayi Bakanlığı... Çalışma Bakanlığı... Başbakan Yardımcılığı... Milli Eğitim Bakanlığı...
Grup Başkanvekilliği...
27 Mayıs 1960 darbesinden sonraki ilk seçimde (15 Ekim 1961) girdiği Meclis'te, aralıksız, 1980'e kadar görev yaptı... 5 dönem... 19 yıl.
Ve... 12 Eylül 1980... Darbe.
Ardından... Zincirbozan sürgünü... Siyaset yasağı.
Sohbet sırasında... Söz... Son günlerin konusuna... Darbe imasına... Darbeli sosyal medya paylaşımlarına... Yazılarına gelince...
Ali Naili Erdem sesini yükseltti:
-Dangalaklık... Darbeyi aklına getiren için söylenecek tek söz var... Dangalak.

***


"Az bile"
Duayen siyaset ve devlet adamı... Ali Naili Erdem... Dedi ki:
Siyasetçiysen... Oturup düşünmeden... Söylediğin sözü iyice kafanda olgunlaştırmadan... Konuşmayacaksın.
Grup Başkanvekili iken... Meclis'te konuşmadan önce... Bütün gece çalışırdım... Ne söyleyeceğimi ölçerdim, tartardım.
Bir gün... İsmet Paşa ile sohbet ediyordum... Hiç unutmam... İyi hazırlanmadan konuşma yapmadığını söylemişti.
Bu çağda... Yaşanan bunca acıdan, ödenen bunca bedelden sonra... Siyasetçi hiç darbeyi akla getirecek söz eder mi? Darbe imasında bulunur mu? Böyle yazılar yazılır mı? Dangalak dedim ama az bile söyledim.

***


Süreç yönetimi
Duayenle "Koronayı... Önlemleri" konuşuyorduk. Evde kal Türkiye... Hayat evde güzel... Uyarılara kulak ver.
Ali Naili Erdem... Dedi ki:
-Hükümet, korona krizini iyi yönetiyor... Bilim Kurulu çalışıyor... Gereken önlemler alınıyor... Fakat sorun bizde... İnsanımızda... Türk insanı, genellemek doğru değil ama, disiplinden pek hoşlanmıyor.

***


İstanbul
Bazı yerlerde "Maske... Sosyal mesafe... Evde kal Türkiye" konusunda insanlar "Daha duyarlı."
Ama... Bazı yerlerde... "Durum tam tersi."
Biz bu konudaki gözlemlerimizi anlatınca... Ali Naili Erdem "Biliyorum" dedi.
Sonra da "İstanbul" diyerek devam etti:
İstanbul... Dünyanın büyük şehirlerinden.
Böyle bir şehrin, kendine özgü bir kültüre sahip olması gerekir.
Kent yaşamı... Belli alışkanlıklar, disiplinler olması lazım.
Ama bakıyorsun... Çok kişi... Yasak masak dinlemiyor... Maskeyi, sosyal mesafeyi umursamıyor... Paldır küldür sokakta.
Özgürlük aşkı... Tamam, bu aşka saygı duyuyorum... Fakat özgürlük sorumsuzluk değil ki...
Özgürüm diye başkasına zarar veremezsin ki.

***


Demokrasi
Madem ki memlekette demokrasi var...
Öyleyse... Atış serbest, konuş konuşabildiğin kadar.
İstersen... Darbe imasında bulun.
İstersen... "Menderes... Erdoğan...
Makûs talih... Kaçınılmaz son" diyerek...
İdam sehpasını işaret et.
Öyle ya... Demokrasi var.
Dilerseniz... Noktayı Ali Naili Erdem'in kitabından (Ülkem ve Anılarım) bir alıntı ile koyalım:
Demokrasi... Bizler henüz demokrasinin ne olduğu veya ne olmadığı konusunda ittifak etmiş değiliz.
Bremen mızıkacıları gibi.
Fikir bahçelerinde dolaşmayanlar küfür çukurlarını mesken edinirler.
Toprak suyu nasıl emerse, toplumlar da demokrasiyi bütün unsurları ile emmeli ve hayata geçirmeli.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.