TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
ALİ ERDOĞAN ALİ ERDOĞAN

Patagonya'dan bir öykü

Söz konusu futbol olunca dünyanın her yerinde birbirinden ilginç, kimi zaman gülünç, kimi zaman şaşkınlık yaratan, kimi zaman da korkutan olaylar yaşanabiliyor. Kulisler ilginç hikayelerle çalkalanıyor. İşte ben de bu tatil gününde okuyuculara bu hikayelerden birini anlatmak istiyorum. Söz konusu olayın vuku bulduğu yer Patagonya Futbol Ligi...
Ligin 34. ve son haftası. Hem zirvede hem de düşme hattında yarış bütün heyecanıyla sürüyor. Buraya kadar bizim ligimize çok benziyor; ama buraya kadar! Olay, ligin alev alev yanan dibindeki bir maçla ilgili. Kümede kalmaya çalışan A takımı, ligin orta sıralarındaki, iddiası kalmamış B takımını evinde ağırlıyor. Düşme korkusu içindeki A takımı, maçtan 1 puan alırsa kümede kalacak; yenilmesi halinde karışık averaj hesapları kaderini belirleyecek. Maç cumartesi oynanacak. Bir gün önce, Cuma gecesi Patagonya'nın başkentinin ünlü et (Zaten oranın eti meşhurdur) restoranlarından birindeyiz. Tesadüf bu ya, B takımının başkanı ile genel menajeri burada. Ama asıl tesadüf restoranın A takımının teknik direktörüyle olan yakın ilişkisi. İki misafir, yemeklerini yerken, mekanın sahibi teknik direktörümüz "Afiyet olsun" demek için yanlarına yaklaşıyor ve masaya oturuyor.
Sohbet doğal olarak bir gün sonraki maça geliyor. Hocanın sıkıntılı halini anlayan B takımının düşünceli başkanı, "Hocam futbolcularına söyle. Karşılaşma dostane bir hava içinde geçsin. Tahrik edici sertliklerde ve hareketlerde bulunmasınlar. Birçok futbolcumuz işin farkında. Bizimkiler nasıl oynayacaklarını biliyorlar" diyerek teknik direktörü rahatlatmaya çalışıyorlar. O da, teşekkür ederek yanlarında ayrılıyor. Maça çıkarlarken A takımının teknik direktörü futbolcularına taktik veriyor: "Arkadaşlar; rahat olun. Sertlik kesinlikle yok. Ortada top çevirin."

MESAJ GOLCÜYE GİTMEDİ!
Maç başlıyor. B takımının bir yabancısı (ki o maça kadar sezon boyunca dökülmüş) bu diyaloglardan habersiz olacak ki ilk yarıda hattrick yapıyor.
A takımının hocası kulübesinde büyük panik yaşarken rakip kulübeye imalı, imalı bakıyor. Ama genel menajer gözlerini hep başka taraflara kaçırıyor. Hoca, kafayı çevirip protokole doğru bakıyor. Aynı sahneyi başkan da oynuyor.
Olanlara dayanamayan hocamız düşme korkusu içinde karşılaşmanın bitimine doğru fenalık geçirip soyunma odasına kaldırılıyor. Kaderin cilvesi, küme düşeceklerken diğer maçlarda istedikleri sonuçlar çıkınca kümede kalıyorlar.
Averajla kümede kalan A takımının hocasına arkadaşları "Ya yemeği beğenmediler ya da yabancı golcüye gereken mesajı iletmediler" diye takılıyorlar.
BİZE ULAŞIN