ALİ ERDOĞAN ALİ ERDOĞAN

Sporun anası ağlıyor

Berlin'deki Dünya Atletizm Şampiyonası'nda adını bilmediğimiz, adını bilsek haritada yerini gösteremeyeceğimiz ülkelerin sporcuları kürsüye çıkarken biz son gün bir bronzla teselli bulduk. Bir yıl kadar önce 2008 Pekin Olimpiyatları sonrası Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sporcularımızın beş madalya kazanması üzerine, "Bir Phelps kadar olamadınız" demişti. Amerikalı, havuzdan sekiz madalya çıkarmıştı.
Büyük bir keyifle izlediğim Usain Bolt insan üstü bir varlık. 100, 200 metrelerdeki rekorlarını 4x100 bayrakta Jamaika'ya kazandırdığı üçüncü altın madalya ile süsledi. İnanç, azim, planlı ve programlı profesyonelce çalışma ile akla, hayale gelmeyen derecelerin koşulabildiğini Bolt herkese gösterdi. Peki; biz neden başarılı olamadık? Atletizm "Sporun anası" diyoruz. Demek ki analarımız sporcu doğurmuyor. Doğanları ise bir bir kaybediyoruz.
Süreyya nerede? Antalya'da çocuğuna bakıyor.
Eşref nerede? 2004 Atina'dan sonra pike yaptı. 76 metreyi zor atıyor.
Elvan nerede? Sakatlanıp yarışı bıraktı.
Halli Akkaş nerede? Şampiyonaya bir ay kala sakatlandı.
Türkan Erişmiş nerede? Şampiyonaya bir hafta kala sakatlandı.
Sonra düğününü yapıp evlendi.
Binnaz Uslu, Merve Aydın, Özge Gürel nerelerde?

Sistemimiz olmadığı için değerleri birer birer kaybediyoruz.
Hani Pekin sonrası hesap sorulacaktı? Spor Şurası yapıldı. Yine aynı teorik bilgiler ortaya atıldı. Tüm şura kitaplarına bakın. Altlarındaki imzalar dışında değişiklik yoktur. Pratiğe dönüşmedikten sonra, o kitaplar raflarda küflenir kalır.

SÖZDE GENÇLERİMİZ
70 milyon nüfusun 20 milyonu genç. Berlin'de sprinter ve orta mesafe koşucularımız yok. 100, 200, 400, 800, 1500, 3 bin, 5 bin, 10 bin ve maratonda erkek sporcumuz yok. Ciritte, çekiçte, diskte üç erkek sporcu ile Berlin'e geldik. 6 bayan sporcumuzdan ikisi final, biri yarı final yaptı. Tek bronzu bayanlar getirdi. İşte başarımız bu!
20 milyon gençten Dünya Şampiyonası'nda koşacak 10 erkek sporcu yetiştiremiyoruz. Çünkü yıllardır işin kolayına kaçılıyor. Türkiye'de atlet arayan yok.
Bulmuşlar bir menajer. Dünya Şampiyonası'na, olimpiyata az bir süre kala Etiopya'dan, Kenya'dan, Güney Afrika'dan atlet getirip, bir günde Türk vatandaşı yapıyorlar. Bunlar madalya aldı mı, yan yana madalyalı fotoğraf çektirdin mi, Türk atletizmi kurtulmuş oluyor!
Pekin öncesi Güney Afrika'dan getirilip, Türk vatandaşı yapılan Karin Mey Melis, bir yıl sonra Dünya Şampiyonası'nda Türkiye'ye tek madalyayı getirdi. Karin, Türk vatandaşı olmadan önce 6.93 atlıyordu. Madalyayı 6.80 ile aldı. Nerede düşüş olduğunu aramak yerine bronz madalya ile övüneceğiz. Bu kafa ile işimiz zor.

YOLUMUZ YOL DEĞİL
Berlin'de Federasyon Başkanı Mehmet Terzi ile Teknik Kurul Başkanı Muharrem Or arasında yaşanana dikkat! Terzi, 3 bin metrede Aslı Çakır'ın, 1500 ve 5 binde Alemitu Bekele'nin koşacağını söylüyor. Or buna karşı çıksa da başkanın dediği oluyor. Teknik Kurul Başkanı olarak istifa etse belki de Türk atletizminin kurtuluşu için bir çığır açacaktı. Ama yapmadı. Bu sorunla uğraşırken antrenörü olduğu, 800'de koşacak Yeliz Kurt'u unuttu. Cezmi Or'da 2.04 koşan Yeliz, Berlin'de 2.13.42'de kaldı.
Türk atletizminin iyi yolda olmadığı Berlin'de açıkça görüldü. Ders çıkarılır mı, bilemiyorum. Pekin'den bu yana bir yıl geçti; bir arpa boyu yol gidemedik. Atletlerimiz karanlık yolda, amaçsız, hedefsiz koşuyorlar.
Devşirme aranacağına,Türkiye'den yetenekli sporcular ortaya çıkarılmalı. Bunun için de hemen ülke genelinde atletizm seferberliği ilan edilmeli. Yoksa Türk sporunun anası için daha çok gözyaşı dökeriz.
BİZE ULAŞIN