ERHAN AFYONCU ERHAN AFYONCU

Cülus şenlikleri

Saraydaki merasimin dışında şehirde tellallar dolaştırılarak ve muayyen mahalleden toplar atılmak suretiyle yeni padişahın cülus haberi İstanbul halkına duyurulur, memleketin diğer bölgelerine de bu hususta fermanlar gönderilirdi. Telgrafın Osmanlılar tarafından da kullanılmaya başlanmasıyla birlikte cülus bildiriminde bu araçtan istifade edilmeye başlanmıştır.
Bu haberle birlikte başta İstanbul olmak üzere imparatorluğun her tarafında şenlikler yapılır, hutbe de yeni padişahın adına okunurdu. Aynı haber komşu devletlere de bir nâme ile duyurulurdu. II. Mahmud döneminden itibaren şehirde donanma ve şehrâyinler tertiplenerek padişahın cülus yıldönümleri kutlanmaya başlandı. Sultan Abdülaziz döneminin hemen başlarından itibaren cülus yıldönümü, Dolmabahçe Sarayı'nda tertiplenen merasimlerle resmen kutlanmaya başlandı. Sakal, padişahlığın sembolü olarak görüldüğünden tahta çıkan şehzâde "irsal-i lihye" adı verilen bir törenle sakal bırakır, şayet küçük yaşta cülus ettiği için bu tören yapılamamışsa yirmili yaşlarına gelince bir merasimle gelenek yerine getirilirdi. Padişah, cülustan hemen sonra kendi adına mühr-i hümâyûn denilen mührü kazıtırdı. Bu mührün biri saltanat değişikliğiyle mâzul hâle gelen eski sadrazama veya hükümdarın tayin ettiği yeni sadrazama verilir veya gönderilirdi. Huzura davet edilerek kendisine mühr-i hümâyûn takdim edilen sadrazam sadaret alayıyla Bâbıâli'ye gelir ve burada saltanat değişikliği yüzünden mazul kabul edilen devlet ricâline umum hilati denilen bir merasimle hilat giydirerek makamlarına iade ederdi.


Çelebi Mehmed askerlere Fatih'in cülus töreni.
BİZE ULAŞIN