ÜNAL ERSÖZLÜ (EGE)

Fabrika: Indesit

Bizim kuşak, hele ki 12 Eylül öncesi üniversite öğrencisi olanlar, bir de sola yakın durmuşlar ise; o yıllarda mutlaka Gladkov'un Fabrika adlı romanını okumuşlardır. Ekim Devrimi sonrası Sovyet edebiyatı şekillenirken, Gladkov, Fabrika adlı romanında; yeni bir sistemi inşa etmenin zorluğunu, trajik iç çelişkilerini anlatır. İç savaşların ağır faturası, tahrip olmuş üretim araçları, yıkık ekonomi. Olaylar, bir 'çimento fabrikasında' geçer. Arka fonda ise devrim sonrasının, şimdi artık çoktan yitmiş Sovyetler'i vardır. Dün Manisa'da önemli bir fabrikayı gezerken, nedense Gladkov'un Fabrikası'ndan, şimdi hangi fabrikalara ulaştığımızı düşündüm. Benim gezdiğim yerde, olaylar 'muhteşem bir buzdolabı fabrikasında' geçiyordu. Arka fonda ise 'Şehzadeler Kenti güzel Manisa' ve 'Manisa Organize Sanayi Bölgesi' vardı.

* * *

Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulu 185 firmanın, 25 binin üzerinde çalışanı var. Manisa'da geleneklerimize göre 'kız istenirken', doğal olarak kız tarafı önce kızı isteyenin 'işine bakıyor'. Birçok fabrika için geçerli belki; ama eğer erkek 'Indesit Company'de çalışıyor ise kesinlikle 'kızı hemen veriyorlarmış'!
Bunu Indesit Company'nin yöneticileri de söyledi; ama Manisalılar, hemen onaylayıp doğruladı.
Indesit'liysen yani, 'kızı almak garanti'! İşin şakası bir yana; Indesit Company'nin Manisa'daki imajı; 'güven ve yaratıcılık' üzerine kurulu. Indesit Company, Avrupa'nın önde gelen solo ve ankastre ev aletleri (çamaşır makinesi, kurutma makinesi, bulaşık makinesi, buzdolabı v.b) üreticilerinden biri. Dünyada 17 fabrikası var. 1975 doğumlu grubun, 2009 yılı satış rakamı tam 2.6 milyar Euro. Bu rakam, size İtalya, İngiltere, Rusya gibi pazarlarda lider konumunda olan grubun, büyüklüğünü yansıtacaktır.

* * *

Indesit'in Türkiye'de 1994 yılında kurulan, ama 2000'li yıllardan sonra gelişerek aktifleşen fabrikası, Manisa Organize Sanayi Bölgesi'ndeki en büyük yabancı yatırım. En az bin kişinin çalıştığı fabrika (Bu sayı 1500'e yükselebiliyor) 250 bin metrekarelik açık, 100 bin metrekarelik kapalı alanda, en ileri teknoloji ile üretim yapıyor.
Indesit Company Türkiye Genel Müdürü Andrea Ojetti, "İnsanları mutlu fabrikada, felsefemiz: 'hayır' ve 'imkansızı' sevmemek" diyor. Fabrika, '7 gün, 24 saat' çalışıyor. Grubun ana markaları 'Indesit, Hotpoint-Ariston, Scholtes'ten oluşuyor. Indesit Company Manisa, üretiminin yüzde 80'inini ihraç ediyor; yüzde 20'si ise Türkiye pazarında satılıyor. Bu yüzde 20 de, Türkiye'de sektördeki 'yüzde 9 pazar payına' işaret ediyor.
Andrea Ojetti; "Hedefimiz iç pazarda yüzde 15" diyor. Yaparlar mı, yaparlar! Çünkü karşımızda, krize rağmen ihracatını yüzde 35 artırmış bir grup var. Üstelik bizim fabrikayı gezme vesilesimiz; Indesit Company'nin 2010 yılında 1 milyonuncu ihracatını gerçekleştiriyor olması. 2009 yılında, İtalya'nın en iyi ürünü seçilen ödüllü 'Quadrio marka' 1 milyonuncu buzdolabı TIR'a yüklenirken, genel müdür Andrea Ojetti ile fabrika müdürü Turgay Dağ'ın gururu yüzlerine yansıyor.

* * *

Indesit'in Manisa Fabrikası'nda üretilen buzdolapları; başta Avrupa olmak üzere; Uzakdoğu, Orta Asya ve Amerika'nın mutfaklarını süslüyor. Bize ne elin 'yabancı sermayesinden' demeyin!
Çünkü günümüzde farklılaşan kapitalizmde, işin doğrusu artık sermayenin vatanı yok. Ayrıca o 'yabancı sermaye', Manisa'da 'kız istendiğinde' hemen verilebilen 'sendikalı' istihdamı yaratıyor! O 'yabancı sermayenin' lokal tedarikçilerden oluşan Türk yan sanayi, milyonlarca Euro'luk üretim yaparken, bir de 'yabancı sermayenin' diğer ülkelerindeki fabrikalarına, yılda 50 milyon Euro'luk ihracat gerçekleştiriyor. İş, 'zincirleme işi' doğuruyor.
Küreselleşiyor. Aynı 'yabancı sermaye', Avrupa standartlarında yedek parça üretmekle ilgili, bir de bizdeki 'yan sanayiye' destek veriyor. Yani 'hep bana, hep bana!' demiyor. Yatırımlarının üçte biri de; yeni ürün yaratmak için yapılan harcamalara gidiyor. Andrea Ojetti diyor ki; "Sektörde inanılmaz rekabet var. Fiyat kalite dengesinde, en iyiyi üretmek; yenilikçilikte, en iyi olmak zorundayız. Hepsinde en iyi! Yoksa bu pazarda ayakta kalamayız."
İşte bu nedenle, her beş saniyede bir, 'bir ürünün paketlendiği' fabrikada, iki üç yıl arayla da, bütün 'hatlar' yenileniyor. Yüksek teknoloji, sürekli takipte. Gördünüz mü? Dünya, rekabet ortamında, evrimleşen sistemlerle, Gladkov'un fabrikasından, hangi fabrikaya geldi!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları