ESİN KÜÇÜKTEPEPINAR

Jürinin yükü ağır

Nuri Bilge Ceylan Cannes’da Altın Palmiye jürisinin üyesi olarak basının önüne çıktı ve samimiyetle açıkladı: “Dikkatli olmak gerekiyor. Kendime güvenmiyorum”

İlk kez bir animasyonla, üstelik üç boyutlu bir teknolji harikası olan Up filmiyle keyifli ve eğlenceli bir açılış yapan Cannes Film Festivali, ana jürinin dünkü basın toplantısıyla 'ciddi' yüzünü göstermekte gecikmedi. Bu yıl dünyanın star yönetmenlerinden gelen, kan, kin, savaş, korku ve intikam bolca olmak üzere bir yanıyla tür sinemasına da yakın duran 20 film arasından büyük ödül Altın Palmiye için karar verecek jürinin işi elbette zor. Ceylan'ın da yer aldığı jürinin başkanı Fransız oyuncu Isabelle Huppert, filmleri yargılarken neleri dikkate alacağı sorusunu "Yargılamak sözcüğü bana göre değil, filmlere sevgiyle, ruhla ve anlayışla yaklaşılması taraftarıyım" diyerek yanıtladı.

YARGILAMAYA DAİR

Amerikalı oyuncu Robin Wright Penn ise yargılama sözcüğünün son derece negatif bir sözcük olduğundan dem vurarak iyi bir filmin şiirsel bir ritmi olması, kalbi çarpıtması, tansiyonu yükseltmesi gerektiğini söyledi. İtalyan Asia Argento ve Amerikalı yönetmen James Gray gibi jüri üyeleri de, filmlerdeki ruhu ve bakış açısını önemsediklerini vurguladılar. Ceylan ise jüri üyelerinin taraflı ve yönlendirici mesajlardan kaçınmak adına yaptıkları bu 'yuvarlak' yorumlara girmeden düşüncelerini, daha doğrusu tereddütlerini samimiyetle açıklayarak toplantıya hareket getirdi: "Dikkatli olmak gerekiyor. Aslında kendime güvenmiyorum. Cannes özgün filmlerin yer aldığı bir festival. Ve bazen de ilk bakışta özgün filmler sıkıcı ve manasız görünebilir. Oysa benim şahsen ilk izlediğimde hiç beğenmediğim, ama daha sonrasında hayatımın filmi olan yapıtlar var. Bu nedenle ilk tepkiler her zaman doğru olmayabilir, dolayısıyla sadece kalbimle değil aklımla da izlemek gerektiğini düşünüyorum."

'Her jüri içinde yaklaşım farklı'
FESTİVAL yarışma filmlerini ikinci kez izlemek üzerine konuşan Isabelle Huppert, "Elbette gerekirse ikinci kez filmi izleriz," derken,'aşkla yapılmış, dünyaya bakış açısı ve duruşu hümanist olan, estetik değer taşıyan filmlerin' önemli oldupunun altını çizdi. Nuri Bilge Ceylan ise, bu kez yarışanları değerlendirecek bir jüride olmanın farkını, şöyle anlattı: "Daha önce de jürilerde yer aldım, bu tür şeyleri fazla abartmamak gerek. Bu işin biraz oyunculu tarafı. Elbette ki sinema yapmak çok zor bir şey, bunu bizzat kendimden biliyorum. Bu gibi şeyleri mutlak gerçeklik gibi değerlendirmemek gerek. Çünkü, her jürinin yaklaşımı, ruh hali farklı. Kendi adıma Jürilerde inandığım bir şeyi savunurum ve onun için savaşırım. Cannes'da da bunu yapacağım."


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN