ESİN KÜÇÜKTEPEPINAR

Teröre Fransız öpücüğü

Devlet Sırrı, Fransızlar'ın da artık sinemasal şıklıklar bakımından Holywood'dan aşağı kalmadığını bir kez daha ispatlarken terörist gruplar ile gizli servisler arasında bir üslup farkı olmadığının altını da çiziyor. Nitekim üniversitede Arapça okumaktan ve okul parası için fahişelik yapmaktan gayri suçu olmayan müşkül bir Fransız genç kızı, melodramlara taş çıkaracak şekilde devletin Ortadoğu operasyon ağına düşürüyor.Oysa ki güzelim depresiflikteki Fransız suç öykülerini MTV usulü kurgulama trendinin müsebbibi Luc Besson'un Nikita'sı bile tetikçi olmadan önce epey bir eğitimden geçiyor, neticede sevdiği/sevildiği bir adam buluyordu.
Geçelim. Başka bir şehirde, Lille'in sanayi artığı fakir bir mahallesindeki çaresiz canki Pierre ise hapishanede radikal İslamcı terörist ellerde şevkat bularak gönüllüce Aziz oluyor ve eğitim için Ortadoğu'ya gidiyor. Belli ki teröre karşı savaş mevzusunda CIA'ye denk gelen gizli servisin benzerlerinden hiç de farkı olmadığını göstererek Amerikalı biraderlere caka satmak istenilmiş. Yani helikopterle çekilmiş üç beş Paris gökdeleninin şıklığına ve 'Batı'dan nefret ediyoruz' teranesiyle ağzı köpürerek bombalı suikast planları yapan sarıklı adamlara rastlamak şaşırtmıyor.
Bir yandan da suç janrının şahını icra etmiş bir ülke sineması olarak belli ki kendini ciddiye alma ihtiyacından müzdarip. Ama heyhat, ajanlarını insaniyet namına ideallerle değil düşkırıklığına sürükleyen Fransız polisiyelerinden eser yok. Varoluşçu sıkıntısıyla gayet şık bir Alain Delon yerine bu kez uyurgezer resmi adamlar var.
Sanırsınız ki eski sömürgeleri Lübnan ve Suriye'de yine cirit atmak yerine Fransızlar'ın daha iyi bir senaryosu olacak. Zaten Fransız gençlerinin nasıl telef olduğuyla ilgilenen senaryo, iş gizli servisteki Arap asıllı vatandaşların mağduriyetine gelince iyice klişelere sardığından barışçıl üç beş kelamın da hükmü olmuyor. Aksine Hollywood taklidi yaklaşımıyla mevcut paranoyaya üfürükten bir Fransız öpücüğü vererek köpürüyor.
BİZE ULAŞIN