Haftanın şatafatlı yeni aksiyon filmi Metrodan Kaçış, sıradan bir vatandaş olan efendi metro görevlisi Denzel Washington'ın sabah çorabını giyerken hayal bile edemeyeceği kâbus gibi bir günü anlatıyor. Bu karmaşanın müssebbibi olan metro korsanı John Travolta, yolcuları rehin almasının nedeni olarak gösterdiği kent ve devlet yönetiminin üç kağıtlarına ve mağdur vatandaşın eyleme geçmesine dair çiklet kağıdı felsefesi yaparak adamcağızı iyice yoruyor. Öyle ki bu keşmekeş içinde karısının akşama eve süt almasını sıkı sıkı tembihlemesi dahi gündelik bir angaryadan ziyade 'normal' yaşantısına sağ salim dönmesi dileğine romantik bir sembol oluyor.
Bu biraz da af buyurunuz, eşeğini kaybedip tekrar bulma tesellisi. Çünkü rüşvet suçlamasıyla yetkisi düşürülüp metro kontrol odasına sürgün edilen gariban Denzel'in esasen işvereni olan New York belediyesine karşı hımbılca da olsa bir kırgınlığı var sanki. Ama bakınız ki, (Batman ve Joker'in kulakları çınlasın) Travolta'nın "Sen de tıpkı benim gibisin," dediği Denzel ne yapıyor? Sabah kahvesini bile üzerine dökmeden içemeyen bizimki (yani bizim gibi) bir kahraman olarak günü tamamlama ve resmi otoritelerin gözüne girerek adını temizleme çabasına giriyor.

Rehinelere ilgi göstermiyor

Yönetmen Tony Scott, reklamcı geçmişine sadık kalarak, elektronik gitar eşlikli yine aşırı tempolu çekim ve kurgusuyla gözün döndüğü bir karmaşa yaratarak laubalilik ile hımbıllık zıtlığı arasında bir eğlencelik yapmış. Saç sakal traşı ve tek kulakta küpe süsüyle birbirlerinin ayna görüntüsü olduğunu farzetmemiz gereken ikiliye odaklanan film, zaten rehinelere pek ilgi göstermiyor.
Dolayısıyla 11 Eylül sonrası Amerikalıların her an her yerde korkmaları gerektiği paranoyası yerine dönemin ruh halini resmetmesi bakımından ilginç. Yani kült kabul edilen orijinalinden 35 yıl sonra yeniden çekilen bu versiyon için gayet 'lakayt' denebilir.
Belediye Başkanı James Gondolfini'nin rehine parasının neden helikopterle ulaştırılmadığını sorduğu üzere belli ki trafikte zamanla yarışan polis arabalarının çarpışmasını görüntülemek öncelikli. İlk kadraja girdiğinde çalan rap şarkısındaki gibi 'kadınlarla derdi olmadığı' atfedilen Travolta'nın 'romantik' hislerinin hedefi Denzel ise günün sonunda çorabını çıkarıp, çocuklarına süt içirebileceği 'ideal bir hayata' kavuşur mu filan derken işte, film bitiyor.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN