TULU GÜMÜŞTEKİN TULU GÜMÜŞTEKİN

AB, Gümrük Birliği ve dış politika

Seçimler sonrasında, siyasetteki dalgalanma YSK kararları sonrası duruldu. Çevremizde gelişen son derece önemli dış dinamikleri değerlendirebileceğimiz bir noktaya geldik. AB ile ilişkiler, önemli iki raporun yayınlanmasıyla büyük bir ivme kazandı.
Bu raporlardan ilkini, Avrupa Komisyonu'nun isteğiyle Dünya Bankası hazırladı ve geçtiğimiz hafta basına açıklandı.
1996 başında, AB ile tamamladığımız Gümrük Birliği'nin (GB) nasıl işlediği ve etkileri konusunda ayrıntılı bir incelemeyi kapsayan belge, tartıştığımız bir dizi konuya da açıklık getirdi. Özetle rapor, GB tarafların ekonomik bütünleşmesini hızlandırdığını, derinleştirdiğini vurguluyor, ancak geldiği noktadan daha ileriye götürülmesi gerektiğini söylüyor:
Buna göre AB'nin üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşmalarını Türkiye'yi de kapsayacak biçimde akdetmemesi ciddi sorun yaratıyor. Ayrıca, malların serbest dolaşımında yaşanan sorunlar, Türk işadamlarının yolculuklarında vize engeli gibi noktaların AB tarafından halledilmesi gereği vurgulanıyor.
Mallar ile birlikte, hizmetler ve tarım alanına da GB'nin teşmil edilmesi öneriliyor.
Bu saptamalar, bugüne dek yaptığımız analizleri doğrulayan, Başbakan Erdoğan'ın müzakere masasından kalkmama yaklaşımının ne denli dirayetli olduğunu gösteren bulgular olarak ortaya çıkmış bulunuyor. Bu noktada, AB'nin devamlı biçimde siyasi gelişmeleri ve demokratik standartları tartışırken, üzerine düşen teknik çalışmaları yapmamakta direnmesinin anlamsızlığı da ortaya çıkıyor. AB-Türkiye ilişkileri konusunda Akil Adamlar raporu ise yenilendi, onun saptamalarını diğer bir yazımda ele alacağım. Son dönemde, Türkiye'nin önünü her türlü imkânı kullanarak tıkamaya yeminli olan korsan muhalefetin, Brüksel merkezli etkinliklerini arttırdığı, AB ile olan ilişkilerde kışkırtma ve sabotaj girişimlerini yoğunlaştırmak istediği medyanın çeşitli organlarına yansıdı. AB'nin kalbi olarak adlandırılan Brüksel'de, dünyanın tüm ülke ve bölgelerinden gelen yüzlerce resmi temsilcilik, düşünce kulübü, danışmanlık şirketi, lobicilik kurumu, sektör temsilcilikleri, bölgesel temsilcilikler bulunur. Bunların dışında, dünyanın çok çeşitli ülkelerinden gelen kişilerin, istekleri doğrultusunda gösteri yapma hakları saklıdır. Bir gün Japon çiftçiler AB Tarım politikasını protesto ederken, ertesi gün Makedon vatandaşlar ülkelerinin adını veto eden Yunan siyasetini telin etmek için toplanırlar. Kısacası, Brüksel'de neyi eleştirdiğiniz, kimi eleştirdiğiniz ve kimleri etkilediğiniz pek anlaşılamaz. Her dinamik bir arada yaşanır, sonunda ortak çıkarlar durumu biçimler.
AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, yeni görevinde Avrupa Konseyi'ndeki başarısını sürdürecek gibi görünüyor.
Brüksel'de katıldığı Karma Parlamento Komisyonu toplantısında, kendisine ciddi ithamlarla gelen AP mensubu Andrew Duff'ı son derece nazik bir üslupla teşhir etmiş. Duff, Bakan'a "benim için Gülen hareketinin adamı demişsiniz" çıkışını tüm diplomatik teamüllere aykırı biçimde yaptığında, Bakan Çavuşoğlu "lütfen ciddi teyidini almadığınız haberleri gündeme getirmeyin" diye cevap vererek, Türkiye ile müzakerelerin kesilmesini önerdiği karar tasarısının, kendisiyle birlikte 766 üyeli Parlamentonun sadece üç üyesi tarafından imzalandığını da hatırlatmış.
AB ile ilişkilerimizi, Kıbrıs'taki gelişmeler, Komisyon üyesi Stefan Füle'nin açıklamaları ve Rusya ile gerginlikler bağlamında kapsamlı biçimde ele almayı sürdüreceğim. Seçimden önce bu satırlarda yazdığımız gibi, Egemen Bağış için ortaya atılan ve onun itibarını iftiralarla zedelemeye yönelik "Erasmus programlarının askıya alınması" konusu, AB'nin böyle bir girişimin söz konusu olmayacağı kararıyla açıklık kazandı. Ama haber değeri olmadığı için manşetlere taşınmayacak, "çamur at, izi kalsın" yaklaşımına utanç verici bir örnek olarak hatırlanacak..
BİZE ULAŞIN