TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Bu çocuklar play-back mi yapıyor?

Bu hafta atv'nin 'Bir Şarkısın Sen' yarışmasında "Çocukların şarkıları kendileri söylemedikleri, play-back yapıp, sadece ağızlarını oynattıkları" şeklindeki komik iddialar yanıtlandı. Sonunda Erol Evgin işi şakaya vurup, "Evet, önce kamera önünde ağızlarını kıpırdatacak çocukları seçtik, sonra da sahne arkasında asıl şarkıları söyleyen çocukları bulduk" diyerek iddiaların mantıksızlığını dile getirdi. Ama insanlar da haklı. Bazı yapımcılar, yönetmenler, sunucular bugüne kadar izleyicilerin güvenini sarsacak o kadar çok icraatta bulundular ki, millet artık gördüğü hiçbir şeye inanmamaya başladı. Yani ekran karşısındaki bu "şüpheci" topluluğu bizler, kendi elimizle yarattık. Ama ne yalan söyleyeyim, 'Bir Şarkısın Sen'i izlerken ben de bazen gözlerime, kulaklarıma inanmakta güçlük çekiyorum. Zira minikler öyle yetenekliler ki, bütün bunların gerçek olduğuna inanmakta zorlanıyorum. Neyse ki, orada olan biten her şeyin "çocuk yüreği kadar" saf ve temiz olduğunu biliyorum da, rahatlıyorum. Bu hafta Şebnem bir "Fame" söyledi ki, ekranın karşısında ağzım bir karış açık öylece kalakaldım. Yahu bu çocuğun içine Zerrin Özer mi kaçmış ne? Murat ise hani şu minicik maket gemiler gibi, Mahmut Tuncer'in şişe içinde imal edilmiş haline benziyor. Melek Aleyna'nın ciğer yerine göğüs kafesinde ses güçlendirici ampflikatör ile doğduğuna inanıyorum. Muhammet Şahin o basamağa oturup da uzun hava patlattığı an kendimden geçiyorum. Ya dünya sevimlisi Fındıkkurdu'nun ayrılık şarkısına döktüğü gözyaşlarına ne demeli?.. Allah onları önce anne-babalarına, sonra bizlere bağışlasın... Play-back konusuna dönecek olursak; bazı ses fukarası sözde şarkıcılar, sahne arkasına bu çocukları yerleştirip, kendileri rahatlıkla sahnede ağız kıpırdatabilirler!..
BİZE ULAŞIN