YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

İbo çiğköfteyi nasıl icat etti?

Olacak O Kadar'ın finalinde yine sivri siyasi hicivler vardı. Fikirlerine katılır ya da katılmazsınız, söylemlerini aşırı bulur ya da onaylarsınız, ama bir gerçek var ki Levent Kırca'dan başka "politik hiciv" yapacak yürekte bir komedyen ve FOX'tan başka bu programı yayınlayacak cesarette kanal çıkmadı. Programın yüksek izlenme oranı ise Kırca'nın önemli bir "boşluğu" doldurduğunu kanıtlıyor. Bu haftanın en "sert" söylemi, Levent Kırca'nın Atatürk rolüne bürünüp, merhum Prof. Türkan Saylan ile öteki dünyada yaptığı sohbetti. Ergenekon soruşturmasından içeri alınmadığı için toplum tarafından dışlanan profesörün "dramı" da programın can acıtan "dikenli" bölümlerinin başında geliyordu. Meslektaşlarım, "sivri" dili nedeniyle Olacak O Kadar'ın yeni sezonda ekrana gelmesinin "zor" olduğu kanaatine varmışlar. Eğer Levent Kırca mizahına da tahammül gösteremeyeceksek, belgelerin peşinde "demokrasi havariliğine" niye soyunuyoruz o zaman? Programdaki sosyal hicivler arasında en çok güldürüp, düşündüreni ise köydeki kızların "Hastırya" adlı müsliyi yiyerek, töre katliamından kurtulmalarıydı. Muhtarın kızı, "Hastırya" yediği için şişkinliklerinden ve fazlalıklarından kurtuluyor, böylece "ceylan gibi" sekerek, töre infazcılarının elinden kaçabiliyordu... Programın en komik bölümü ise her fırsatta "Ben mağarada doğdum" diyen İbrahim Tatlıses'e atfedilen "prehistorik" parodiydi. Binlerce yıl önce Şanlıurfa'da yaşadığı rivayet olunan mağara insanlarının İbo adında yetenekli ve yanık sesli bir çocukları oluyordu. Bu çocuk henüz ateş icat edilmediği için çiğköfteyi bulup, kendine büyük prestij sağlıyordu!.. İlahi Levent ağabey, çok yaşa e mi?...
BİZE ULAŞIN