YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Bir tatlı huzur almak...

Pazar günü Edremit'ten İstanbul'a 450 kilometreyi bir solukta aşıp, Açıkhava'daki Timur Selçuk - Nükhet Duru konserine yetiştim. Amacım, bu iki değerli sanatçıyı bir arada izleyip, güzel tatilime son bir cila çekmekti. Aynen de öyle oldu... Havadaki kara bulutlara aldanıp, yağmur yağacak korkusuyla Cemil Topuzlu'ya gelmeyenler çok şey kaçırdı. Herkes yağmurdan ürkerken, ben içimden yağmur yağması için dua ettim. Bu iki müthiş sesin anı sağanağına dönüşen nostaljik şarkılarını dinlerken, insanın üzerine bir kaç yağmur damlası düşmesinden daha hoş ne olabilirdi? Böylesine rafine bir romantizmi insan ömründe kaç kez tadabilirdi ki? Timur Selçuk'un sanatına bir kez daha hayran kaldım. Meğer anılarıma eşlik eden ne çok fon müziği yapmış?.. Konserin başında, alkış tufanını görünce söylediği, "Gerçek müziği anlayanlarla paylaşmak çok güzel. Oysa ben hepsinin huzurevlerinde olduğunu sanıyordum" sözü pek anlamlıydı. Sadece o kadar mı? Çoğunluğun, aksi, lanet, sinirli bildiği o Timur Selçuk, şarkıların arasına serpiştirdiği enfes nükteleri ve siyasi hicivleriyle konseri gerçek bir şova dönüştürmeyi bildi. "Ayrılanlar İçin", "İspanyol Meyhanesi", hele bir "Kalamış" patlattı ki, oof, of!.. İyi sanatçı, iyi düşünür, iyi öğretmen, iyi eleştirmen ve iyi insan... Üstelik asla eğilmeyen. bükülmeyen, ilkelerinden ve duruşundan asla ödün vermeyen "inatçı" bir adam. Bu Timur Selçuk'un birilerine "sevimsiz" gelmesi pek doğal değil mi? Babası Münir Nurettin Selçuk'un zamanına yetişemedim. Ama iyi ki Timur Selçuk'a yetiştim... İkisine birden yetişemeyenlere ise çok acıdım, çoook... 18 yıl sonra "hocası" Timur Selçuk ile aynı sahneyi paylaşan Nükhet Duru da harikuladeydi. Bizim bu sütunlarda paragraflar boyunca yazıp da anlatamayacağımızı, seyirciler arasından biri, haykırdığı tek cümle ile özetledi: "Söyle be Nükhet, söyle de memleket yorumcu görsün!.." Gözüm sahnede Cenk Eren'i aradı. Öyle ya, yıllardır Nükhet'in sahne partneriydi. Bir ara yorgun, bezgin bir halde konuklarla tek tek ilgilenirken gördüm Cenk'i... "Hayrola? Neden yoksun sahnede? Bir şarkılık bile olsa orada bulunman gerekmez miydi?" dedim. "Hayır" dedi, "Bu Nükhet ve Timur Selçuk için çok özel bir gece. Orada sadece ikisi olmalı..." Oysa Cenk, günlerce bu konserin organizasyonu için ter dökmüştü. "Bugün" dedi, "Üstümü değiştirmek için eve bile uğrayamadım..." İşte gerçek "partner" budur. Gerektiğinde en öne geçip, "kalkan" olacaksın. Gerektiğinde en arkada durup, sadece "bakan..." Ve bir alkış da MOST Production ekibi ile bu yıl harika konserlere imza atan Mustafa Oğuz'a... 18 yıl sonra Timur Selçuk ile Nükhet Duru'yu birlikte sahneye çıkarmayı "düşünmek" bile başlı başına bir zeka ve duyarlılık gerektiriyordu. Helâl olsun!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN