YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Allah'a ziyafet verilir mi?

Dini ve ahlaki konulardaki bilgi eksikliğimi gidermek için sahur programları arasında mekik dokuyorum. Gerçekten de her akşam yatağıma yeni bilgiler ve ruhen yeni açılımlarla giriyorum. Çarşamba sabahı atv'deki sahur programında M. Fatih Çıtlak'ın anlattığı öykü beni çok etkiledi. Sizlerle de paylaşmak istedim: Hazret-i Musa döneminde varlıklı biri, Peygamber'e "Ben Allah'a (C.C.) mükellef bir sofra kurup, ziyafet vermek istiyorum" demiş. Musa, bu teklif için önce adamı azarlamış. Sonra Allah'a danışma ihtiyacı hissetmiş. Yüce Yaradan da "Tamam. Yarın şu saatte sofrasını kursun. Geleceğiz" buyurmuş. Adam ertesi gün kuş sütünün bile eksik olmadığı mükellef sofranın başında Allah'ı (C.C.) beklemeye başlamış. Bir süre sonra üstü başı dökülen, beti benzi solmuş bir fukara masaya yaklaşıp, "Karnım çok aç. Şu kenardakilerden bir lokma alabilir miyim?" demiş. Adam, "Ne diyorsun? Ben bu sofrayı Allah (C.C.) için kurdum. Sakın dokunma" deyip, garibanı kovmuş. Adam beklemiş, beklemiş ama başka gelen giden olmamış. Akşamında Hazret- i Musa, merak edip, Allah'a (C.C.) sormuş: "Neden gelmediniz ziyafete?" Yüce Rabbimiz açıklamış: "Bilirsin, biz yemeden içmeden münezzehiz. Ama yolda bir garip kulumuz vardı. Eğer onu doyursaydı, bizi doyurmuş gibi muamele görecekti..." Şu mübarek günlerde aklımızdan çıkarmamamız gereken bir gerçek var: Kurduğumuz her sofra, tabağımızdaki her lokma Allah içindir. Ve nimetler paylaşıldığında bereketi de artar.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN