YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

"Festival filmi" diye bir şey...

Antalya'da genç yönetmenlerin yarışma filmlerini izliyorum. Kimi, sinemamızın geleceği açısından umut beslememe sebep olurken, kiminin yanlış yollarda yanlış adresler aradığını görüp, endişeleniyorum. Kafamızda "festival filmi" diye bir şey üretmişiz. İlle kasvetli bir konusu olacak. İlle az diyalog bulunacak. İlle izbe yerlerde çekilecek. Ve ille de finali seyirciye bırakılacak... Film galalarının çıkışında hemen halkın arasına karışıp, yorumlara kulak kabartıyorum. Çünkü Antalya seyircisi sinemaya en yakın duran insanlarımızdan oluşuyor. Yıllardır festival izleme alışkanlığıyla, iyi filmle kötü filmi birbirinden ayırma yeteneğine sahip olmuşlar. Pek çok filmden sonra "Eee? Ne oldu şimdi bu filmde?" diye birbirlerine sormaktalar... Eğer duyguyu, düşünceyi, mesajı izleyiciye geçiremediyseniz, çektiğiniz film bana göre hiçbir işe yaramaz. En eğitimlisinden en cahiline kadar herkes "mektubunuzu" okuyup da anlamamışsa, boşa mürekkep akıtmış, haybeye film harcamışsınız demektir. Çünkü sinema, yönetmenlerin fantezileriyle kendilerini eğlendirmeleri ya da tatmin etmeleri için son derece pahalı ve ciddi bir platformdur. Ve her şeyden önce sinema bir sanat olmanın ötesinde "kitle iletişim aracı"dır. Bu nedenle haberinizi, mesajınızı, yorumunuzu kitlelere aktarmak istiyorsanız, "hatları" mutlaka açık tutmalı, ne söyleyecekseniz, "kekelemeden" söylemelisiniz. NOT: "Beş Şehir" filmi, muhteşem oyunculuklarıyla öne çıktı. Ah bir de şu arabesk finali olmasaydı...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN