YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Okuma, dans et! (!)

Reklamdaki mesaj, kitap dostlarının canını sıkmış. Önce reklamı özetleyeyim: Gençler bir kütüphanede kitap okuyor, araştırma yapıyor ya da ders çalışıyorlar. Sonra bir genç kız gelip, parfüm sıkıyor. Kütüphane bir anda gece kulübüne dönüşüyor. Kitap raflarının yerini ışıklı duvarlar alıyor. Gençler coşup, çılgınca eğlenmeye başlıyorlar. Ardından, reklamın sloganı duyuluyor: "Sen nerede, parti orada!.." Reklamla birlikte kütüphanede bulunmak adeta bir "ceza" ya dönüştürülmüş. (Tıpkı RTÜK'ün kanallara "belgesel yayınlama cezası" vermesi gibi) Kitap okumak, dünyanın en "sıkıcı" işi olarak gösterilmiş. Kütüphane çalışmasına alternatif olarak da "çılgın partiler" sunulmuş. Zaten nüfusuna oranla en az okuyan ülkelerden biriyiz. Üstelik, neredeyse her köşe başında eğlence merkezleri yer alırken, insanın huzurla kitap okuyacağı, araştırma yapacağı, okumanın keyfine varacağı kütüphanelerin sayısı parmakla gösterilecek kadar az. Şimdi diyeceksiniz ki, "İnternet çağında kütüphaneye gitmenin ne lüzumu var?" Sorarım size: Beyazıt Kütüphanesi'nin büyülü atmosferinde, insanın içine dinginlik veren o huzurlu ortamda, buram buram "kültür" kokan o ciltlerin, parşömenlerin, sararmaya yüz tutmuş sayfaların arasında, kitapların hem kendisine hem de ruhuna "dokunarak" okumanın keyfini hangi "tık" verebilir ki? İşte bu nedenle okuma alışkanlığını, reklam ve rekabete kurban edecek, gizli ya da açık, bilinçli ya da şuursuz tüm mesajlardan özenle kaçınmak gerek.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN