YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Abdurrahman Şimşek

Son günlerde bu isme Sabah gazetesinin birinci sayfasında sık sık rastlar oldunuz. Pazartesi günü de genel yayın yönetmenimiz Erdal Şafak köşesinde onun başarılarından söz etti ve Abdurrahman'ın başında bulunduğu "Özel Haber Servisi"nin gazetemize ve dolayısıyla tüm medyaya, unuttuğumuz o "özel haberciliği" yeniden hatırlattığını anlattı. Abdurrahman'ı 90'lı yılların sonunda editörlüğünü yaptığım atv Spor Servisi'nde tanıdım. Kameramanlık yapıyordu. Sessiz, sakin, uyumlu bir mesai arkadışımızdı. Ama hep özel, hep farklı görüntülerin peşindeydi. Bir defin törenini görüntülemek isterken, habercilik heyecanıyla mezarın içine yuvarlanmış, bacağını kırmıştı. Herkesi tanıyordu. Çok özel ilişkileri vardı. Yöneticiler, başkanlar, teknik direktörler, polis müdürleri bizim muhabirlerden çok, kameraman Abdurrahman'ı tanıyor, ona istihbarat uçuruyorlardı. Abdurrahman'ın kaydettiği görüntüler de pek çok kameramanın tespit ettiklerinden farklıydı. Müthiş bir gazeteci gözü vardı ve genel görüntünün içinden "özel detayları" bulup, çıkarmakta ustaydı. Ayrıca sadece "çekmek" ile yetinmiyor, "takip etmek" ve "yazmak" içinde yanıp, tutuşuyordu. Abdurrahman şimdi bu "Allah vergisi" kameraman gözünün ve dinmek bilmeyen gazetecilik merakının meyvelerini topluyor. Neredeyse üç günde bir Sabah'ın birinci sayfasında müthiş bir haber bombası patlatıyor. (Oda komşum olduğu için cumartesi ve pazar günleri de tüm ekibin görev başında olduğuna şahit oluyorum) Ben atv Haber Merkezi yöneticilerinin yerinde olsam Abdurrahman'ı alır, "tepe tepe" kullanırdım. Ona bültende özel bir bölüm açar, kovaladığı özel haberlerin hikayesini onun ağzından izleyicilere servis ederdim. Zira artık medyada "özel haber" yapabilen neredeyse yok gibi...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN