Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YÜKSEL AYTUĞ

Televizyon bitti mi gerçekten?

Üç reklamdan söz edeceğim: Birincisi, Orhan Gencebay'ın rol aldığı 3G hizmeti reklamı. Orhan Baba, "Hatasız Kul Olmaz" şarkısının internetten tam 3 milyon kez indirilmesinin kendisi için büyük bir onur olduğundan söz ediyor. İyi de Orhan Ağabey, siz değil miydiniz korsana karşı en büyük mücadeleyi veren? Bu reklamla, albüme para vermeyip, internetten şakır şakır şarkı indirenlere prim vermiş olmuyor musunuz biraz? Neyse, hatasız kul olmaz!.. İkincisi; Kanal D ekranlarında tam da yeni yıla girerken ekrana gelen ve bir türlü sonu gelmek bilmeyen "Yahşi Batı-Colalı içecek" reklamı. Hani nasıl desem, reklam, filmin fragmanından daha uzun... Sanki "Yahşi Batı", sinema izleyicileri için değil de, kolalı içecek firmasına reklam kampanyası oluşturmak için çekilmiş!.. Bir de dijital platform reklamı var. Hani plazma televizyonlar HD kalitesinde yayın alamadıkları, kayıt yapamadıkları için intihara yelteniyorlar ya, işte o reklam. Bir kere kampanyanın "intihar" gibi sevimsiz bir olayla ilişkilendirilmesi iyi olmamış. Ama benim asıl sözünü edeceğim mesele o değil. Çetin rekabet koşulları nedeniyle program izletmenin, decoder satmanın giderek güçleştiği şu günlerde, televizyonlar "mecra" olacakları yerde, reklam ajanslarının "müşterisi" durumuna geldiler. Sokaklardaki billboard'lar program tanıtımlarıyla dolu. Geçenlerde "giydirilmiş" bir otobüsün arkasında, bir kanalın reklamını gördüm: "Dizileri otobüsün arkasından değil, bizim kanaldan izleyin" diyordu. Televizyonların "reklam alan" değil, "reklam veren" haline gelmesi düşündürücü...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA