YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Kültür başkentinin televizyonları

TRT'yi saymazsak, Türkiye'de televizyonculuğun başkenti İstanbul'dur. Merkez binalar, stüdyolar bu şehirdedir. Hatta haber bültenlerinin bile rutin Ankara siyaseti dışındaki bölümleri -eğer diğer kentlerde büyük bir facia yaşanmamışsa- tamamen İstanbul merkezlidir. Bu durumda İstanbul'un Avrupa Kültür Başkenti olmasının, televizyonlarımızı etkilememesini düşünmek de olası değildir. Peki televizyonlarımız 2010'da nasıl "kültürlü" hale gelecek? İşte 2010 model kültür televizyonculuğu hakkında ilk aklıma gelenler:
* "Yaşamdan Dakikalar" programı "Ezel" dizisinin saatinde yayınlanacak!
* İzdivaç programını Gencay Gürün sunacak.
* Ana haber bültenlerinde bir resim sergisine canlı bağlantı yapılacak.
* Kitabevi camekanına burnunu yaslayan genç kız, annesine "Anneee, kız baaak, Aşk-ı Memnu'nun kitabı da çıkmııış!" demeyecek. Yayınevleri o kadar çok kazanacak ki, dizilere sponsor olacak...
* Pazar geceleri spor programlarına buz pateni, yüzme, eskrim sporcuları konuk olacak.
* Dizilerin ve filmlerin öpüşme sahneleri, kendilerinden önce yayına ya da vizyona girmeyecek.
* RTÜK ceza olsun diye belgesel değil, seviyesiz magazin programı izlettirecek.
* Her hafta sonu 200 yorumcu, maçların tartışmalı pozisyonlarını değil, sergilerin. konserlerin, bienallerin, filmlerin "kritik anlarını" tartışacak.
* Mahmut Tuncer, Sinan Yılmaz ve Ceylan'ın şov programlarında fon müziği olarak Mozart, Vivaldi ve Schubert'in eserleri çalınacak. "İbo Şov"da Didem'in yerine Devlet Opera ve Balesi'nden "Kuğu Gölü" yer alacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN