YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Ah şu devamlılık...

Küçük Sırlar dizisinde Su ile Çetin, Boğaz kıyısında sohbet ediyorlar. Belli ki kamera tek... Bir Su'nun konuşmasını cepheden alıyor, bir Çetin'in laflarını... Ama o sırada Boğaz'daki deniz trafiğini dizi çekimi için durdurmak mümkün olmadığı için fondaki manzara ha bire değişiyor. Benim de gözüm ister istemez arkada sürekli değişen tankerlere takılıyor. Su daha sözünü bitirmeden Çetin araya giriyor. Tekrar Su'ya döndüğümüzde, arkasında bir başka tanker!.. Şehir Hatları'nın tüm vapurları birer hızlı feribot olmuş. Yarım saniyede fondan kayboluveriyorlar... E böyle olunca da benim gibi "detay hastası" izleyicilerin dikkati dağılıyor... Peki yabancılar, hareketli fonlarda ne yapıyorlar? Ya çift kamera kaydı ile eş zamanlı görüntü elde ediyorlar, ya da arka fon için prodüksiyon yapıyorlar. Yani geçen insanlar, figüran oluyor. Ya da fondaki otomobiller, gemiler, motorlar "prodüksiyona dahil" ekipmanlar oluyor. Örneğin, yabancıların çektiği bir takip sahnesinde arka ve yan camlarda görünen araçlar bir anda yok olup bir anda ortaya çıkmıyorlar. Çünkü hepsi, yönetmenin komutu ile görüntüye giriyor. Demem o ki, ya paraya kıyın ya da hareketli fondan kaçının...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.