YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Saat'in durduğu an

Aşk-ı Memnu dizisinin, Beren Saat için bir konservatuvar eğitimi yerine geçtiğini ve genç oyuncunun bu dizi sayesinde mezun olduğunu yazmıştım. Beren için Aşk-ı Memnu'dan sonra rol alacağı dizi çok önemliydi. Ya bu rüzgarla yelkenlerini iyice doldurup oyunculuk okyanusunda kendine keşfedecek yeni ufuklar bulacak ya da yanlış bir tercihle karaya oturacaktı. 'Fatmagül' ile henüz karaya oturmuş değil ama bir arpa boyu yol almış da değil... Bir sinema filmine bile bol gelen küçük bir öyküden en az 3 sezon sürecek bir dizi çıkarma çabası, dizinin temposunu fena halde düşürmüş görünüyor. Son bölümde hemen hemen hiçbir şey olmadığını söylesem, abartmış olmam. Dizi, el freni çekik halde kalkmaya çalışan bir otomobile benziyor. Motor bağırıyor ama mesafe kat edemiyor. Beren, dizinin en başından beri aynı somurtuk ifade, aynı salya sümük ağlama halleriyle ekranda. Çünkü henüz Fatmagül karakterinde bir derinlik yok. Ve sanırım Beren'in Fatmagül'e bir derinlik katmasına da izin yok. Evet, "Rolün değil, oyuncunun küçüğü olur" derler. Ama bu kadar sıradan bir rol için Beren Saat şart mıydı diye de sormak lazım. Konservatuvarda temel oyunculuk eğitimi almış herhangi biri, Beren'in bugüne kadar bize sunduklarını fazlasıyla verebilirdi. Eminim, Beren'in yüzündeki o somurtkan ifade, sadece rolününü gereklerinden değil, bu 'kreatif tatminsizlikten' de kaynaklanıyor...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.