YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Çok yaşa Müslüm Baba

Tahmin ettiğim gibi, sohbet, aksiyonun önüne geçip konuk sayısı da azaltılınca, ortaya eskisi gibi keyifli bir Beyaz Show çıktı. Ama Beyaz'a da hak vermiyor değilim. Yıllardır aynı insanlarla aynı sohbetleri yapıp tekrara düşmemek için kendine yeni yollar arıyor. Fakat artık Beyaz Show, seyircinin gözünde 'SİT alanı' ilan edildi. Restore edebilirsin ama aslına sadık kalmak koşuluyla... Şovun yıldızı, herkesin kolaylıkla öngördüğü gibi Müslüm Gürses'ti... Yahu bir insan bu kadar mı doğal, bu denli mi saydam olur? Babamız yine ev rahatlığında idi. Benim müzik tesisatımdan çıkarmadığım son albümünün en güzel şarkılarını okudu. Buraya ayrı bir paragraf açmakta fayda var: Keşke herkes, Müslüm Gürses kadar yenilikçi olsa... Kökünü, kökenini kaybetmeden, yediveren gülü gibi her mevsim ayrı çiçek verebilse... Seçtiği şarkılar muhteşem, yorumu olağanüstü... Şebnem Ferah'ın 'Sigara'sı, Ajda Pekkan'ın 'Gri Gibi'si onun nefesinde adeta yeni bir ruh kazanmış. Şarkıları okumuyor da, her notasını, her hecesini ruhumuza şırınga ediyor sanki... Ben besteci, söz yazarı ya da ses sanatçısı olsam, alacağım en değerli ödül, bir şarkımı Müslüm Gürses'in albümünde görmek olurdu. Zira o okuyunca, o eserin gerçek bir klasik haline geldiğinden emin oluyoruz... Dedim ya Müslüm Baba ev rahatlığındaydı. Aynı kanepeyi paylaştığı konukları program başladıktan yarım saat sonra fark etti. 26'ncı dakikada soluna dönüp Derya Büyükuncu'ya, 'Ya Derya diye bir milli yüzücü arkadaşımız vardı, sen misin o?' dediğinde, diğer konuk Sinem Öztürk'ün gülmekten gözlerinden yaşlar boşanıyordu... Müslüm Baba her zamanki gibi siyah-beyaz bir şıklık içindeydi. Ama naçizane tavsiyem, bir dahaki sefere uzun konçlu çorap giymesi... (Bkz: İlgili fotoğraf)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.