YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Küfürün bini bir para

Çakal filminin galasına gittim ve fena halde rahatsız oldum. Çünkü küfürün bini bir paraydı. Hem de ne küfürler... Sin-kaf sanki kelimelerin arasında virgül gibi kullanılıyordu. Öyle itici, öyle rahatsız ediciydi ki, filmin öyküsünün, duygusunun içine girmekte çok zorlandım. Rahatsız olan tek kişi de ben değildim. Özellikle eşiyle, sevgilisiyle filme gelenler her galiz küfürde şöyle yerlerinde bir kımıldıyor, adeta işkence altında kıvranıyorlardı. Filmde 18 yaş sınırı olsa da, bu 'kirlilik' yetişkinler için bile tehlikeli boyutta... Tamam, bu bir mafya öyküsü... Sokakta, kahvehanede, kumarhanede, surların dibinde filan geçiyor. Bu filmin kahramanlarından kimse 'Ayşe Egesoy Türkçesi' beklemiyor. Ama sırf küfürlü olsun da milet irkilsin diye kurulan cümleler, 'iliştirme' argolarla film, pek çok izleyici için 'çekilmez' hale geliyor. Öyle ki film bu haliyle, ünlü yönetmen Tarantino ve onun Pulp Fiction'ına bir öykünmeden öteye gidemiyor. 'Çeyrek final' tadındaki finali de cabası... Yine de kulaklarınızda bir tıkaçla İsmail Hacıoğlu'nun muhteşem oyunculuğunu izleyebilirsiniz. Av Mevsimi'nde Cem Yılmaz'ın psikopatlığına ayılıp bayılanlar, İsmail için övgü kelimesi bulamayıp yeni bir lisan türetmek zorunda kalacaklar sanırım...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.