YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Sizin ekran yaşınız kaç?

Kaç yaşındasınız? Nüfus kağıdınızda yazanı kastetmiyorum. 'Yaşam yaşınız' kaç? Yani kaç yaşında hissediyorsunuz? Eğer buna yanıt vermekte zorlanıyorsanız, size bir test önereceğim. Bu testi hazırlayan, bir akademik kuruluş değil. Yani yazıya "Norveçli bilim adamlarının yaptığı araştırmaya göre..." gibisinden bir klişe ile başlamayacağım. Zira bu testi bizzat ben uydurdum! Şimdi televizyon izleme alışkanlıklarınızı şöyle bir gözden geçirin: Eğer uzaktan kumandayı kimseye bırakmıyor, hatta onunla dişsiz damağınızı kaşıyor ve sürekli çizgi film izleyip bu arada altınızın ıslanmasına aldırmıyorsanız, 0-3 yaş arası bebeksiniz demektir... Eve gelir gelmez, hemen müzik kanallarından birini açıyor ve ilk klipleri en önce siz izleyip çevrenizdekilere haber veriyorsanız, 8-13 yaş grubuna dahilsiniz. Gossip Girl, Küçük Sırlar ve Lale Devri'ni izledikten bir gün sonra soluğu alışveriş merkezinde alıyor ve tezgahtara "Ayşegül'ün giydiği fiyonklu elbiseden var mı?" diye soruyorsanız, 16'nızdan gün almış bir genç kızsınızdır. Maçların ardından, önce Maraton'u ve Stadyum'u, sonra Telegol'ü, reklam aralarında Yüzde Yüz Futbol'u izliyor, arada bir de Fashion TV'ye göz atmadan duramıyorsanız, 20-30 yaşlarında bir erkek olduğunuzu varsayabiliriz. Gündüzleri mutlaka Bloomberg ve CNBC-e'ye göz atıp borsa, altın ve döviz fiyatlarını kontrol etme ihtiyacı duyuyorsanız, 50 yaş sınırında bir erkek olduğunuz anlaşılır. Bu yaş insanlarında "Çekip gideceğim bu şehirden. Balıkçı kasabasında domates biber yetiştireceğim" sendromu baş gösterdiğinden, belgesellere duyulan ilgi de artar. Yok, eğer gündüzleri Derya Baykal'ı izlemek için tozları halının altına süpürüyor, akşam da Yaprak Dökümü'ne yetişmek için bulaşıkları şişiriyorsanız, 40'ında bir ev hanımı olduğunuza şüphe yoktur. Hava durumu, eskisinden daha çok ilginizi çekmeye başlamışsa ve ekrandaki yarışma soruları karşısında "Hay Allah, dilimin ucunda ama..." diye ıkınıp sıkınmaya başladıysanız, 55 yaş sınırında olduğunuz kolaylıkla söylenebilir. Eğer Kanal D'de hafta içi her sabah yayınlanan Doktorum'u neredeyse hiç kaçırmadan izliyorsanız, 60'ın üzerindesiniz demektir. Bu yaş grubuna dahil olduğunuzu gösteren bir başka veri, dizilerdeki en küçük duygusal sahnede bile gözlerinizin buğulanmasıdır. İzdivaç programlarında mürüvvet arayan dedeleri, nineleri izlemekten sıkılmıyor, hatta gizli gizli kendiniz için hayal kuruyorsanız, yaşınız 70'lere dayanmış demektir. Her akşam TRT'nin ana haber bülteni başlarken, etrafınızdakilere "Susun bakayım, ajans başlıyor" deyip haberleri sonuna kadar pür dikkat izlemenize rağmen hiçbir şey anlamıyorsanız, 80'lerinizde olduğunuza hükmedilebilir. Eğer uzaktan kumandayı kimseye bırakmıyor, hatta onunla dişsiz damağınızı kaşıyor ve sürekli çizgi film izleyip bu arada altınızın ıslanmasına aldırmıyorsanız, 90'ı çoktan aşmışsınız demektir...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.