YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Merhaba Vahide!

HİÇ kolay değildi....
Çağın en amansız hastalığına meydan okumak, kimsenin kendisine acımasına izin vermeden, dimdik ayakta kalıp üstelik medyaya da ajitasyon fırsatı vermeden o hastalığın üstesinden gelmek, 'Beni öldüremeyen şey, güçlendirir' felsefesini kanıtlarcasına, ekrana çok daha güçlü dönmek...
Vahide Gördüm bunu başardı.
Daha önce de bu sütunlarda yazmıştım; Vahide Gördüm'ün bu hastalığı yeneceğinden adım gibi emindi ama ne yalan söyleyeyim, böylesine görkemli bir geri dönüşü ben bile beklemiyordum.
FOX'un yeni dizisi Merhaba Hayat, Vahide Gördüm'ün kariyer zincirinin en parlak halkası olmaya aday. Diziyi bir kenara bırakıp, sadece onun oyunculuğunu adeta nefes almadan izledim. Hele kendisini terk eden kocasının avukatı ve doktor arkadaşı ile yaptığı konuşma sahnelerinde büyüdü, büyüdü, ekrandan taştı.
Dizi, bebek hasretiyle yanıp tutuşan bir kadının hayata yeniden tutunuşunun hikayesini anlatıyor. Daha çok kısa bir süre önce gerçekten de 'Merhaba Hayat' diyen Vahide Gördüm'ün bu rol için avantajlı(!) olduğunu düşünebilirsiniz ama öyle değil.
İnsan ne yaşarsa yaşasın, bir kadının ruhuna bu denli başarıyla bürünemez. Bunu becermek için her şeyden önce Vahide Gördüm kadar 'oyuncu' olmak gerekir.
Sakın ola ki, bu satırlarım ağır bir hastalık geçiren sanatçıya 'rehabilitasyon amaçlı' iltifatlar olarak görülmesin. Bu kadar güçlü bir kadına kim acırsa, önce kendine acısın!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN