YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Gel de gül şimdi!

Hıncal Ağabey geçenlerde 'gülümseme' üzerine harika bir yazı yazdı. Birbirimize gereksiz yere surat asarak, hayatı nasıl çekilmez kıldığımızı anlattı. Birbirimizden esirgediğimiz gülücüklü 'Günaydın'ların hayatımızdan nasıl 'keyif' çaldığını hepimize usul usul izah etti.
Hıncal Ağabey'in en büyük şikayeti ise asık yüzlü tezgahtarlar, stand görevlileri ve gişe memurlarıydı. Sırf bu nedenle içinden alışveriş yapmak bile gelmediğini söylüyordu.
Haklı ama bir de işin 'müşteri' kısmı var. Onu da ben anlatayım:
Tekirdağ'da yaşayan ağabeyim ile yengemi sonunda Küçükkuyu'ya taşınmaya razı ettim. Yıllardır butik çalıştırıyorlardı. Eh, evde çorba kaynaması lazım ya, Altınoluk'ta küçük bir kadın giyim dükkanı açtılar. Yaz boyunca zaman zaman dükkana uğrayıp onlara yardımcı olmaya çalıştım.

NASIL ÇİLEDEN ÇIKIYORLAR?
Bizimkiler yılların tecrübesiyle müşteriye nasıl davranılacağını çok iyi bilirler. Her ikisi de gerçek birer sabır taşıdır. Güleryüz ve hoşsohbet ise hem kişiliklerinin, hem de mesleklerinin ayrılmaz birer parçasıdır. Buna rağmen nasıl çileden çıktıklarına, nasıl dişlerini sıktıklarına, eve nasıl barut fıçısı gibi döndüklerine bizzat şahit oldum.
Ortalıkta acayip bir müşteri cinsi türemiş. Dükkana giriyorlar, bizimkiler tüm tatlılıklarıyla "Buyurun efendim, nasıl yardımcı olabiliriz?" diye soruyorlar.

MÜŞTERİ EZİYETİ
Müşteri, cevap vermek şöyle dursun, dönüp bakmıyor bile... Az önce dondurma yediği yapış yapış elleriyle askıdaki bütün elbiseleri mıncıklayıp 'işaretledikten' sonra, üzerine iki beden küçük olanı alıp soyunma kabinine giriyor. Yine tek kelime konuşma yok. Sonra iki beden küçük gelen ama kan ter içinde üzerine uydurmaya çalışıp dikişlerini patlattığı, ter içinde bıraktığı elbiseyi bir paçavra gibi yere fırlattıktan sonra teşekkür bile etmeden gidiyor.
Evet, müşteri velinimettir ama girdiği mağazayı evinin giyinme odası, kendisiyle ilgilenmeye çalışan tezgahtarı köle sananlar değil!..
Malum, önümüz bayram. Çoğunluk alışveriş telaşında. Bu yazıyı önceden yazdım ki, birkaç müşterinin bile aklında kalsa, tezgahtar, stand görevlisi, resepsiyonist ve gişe memurlarından bir hayır duası alırım belki...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN