YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

TV seçimini kim kazandı?

Bu yıl siyasi partiler televizyon kampanyalarına ağırlık verdi. Çünkü Türkiye'de insanlara ulaşmanın en kestirme ve etkin yolunun ekrandan geçtiğini onlar da keşfetti.
Seçim öncesi birbirinden renkli kampanyalar vardı. Örneğin; BTP Lideri Haydar Baş'ın, aralarında Jirinovski'nin de olduğu Rus milletvekillerine 'Ne mutlu Türküm diyene' dedirttiği kısa film hayret uyandırdı. Milli İttifak'ın 'Saadet'e Gel' kampanyası da siyasi gerilimi azaltıp dudaklara tebessüm konduran bir naiflikteydi. HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş da partisinin adaylarıyla kol kola girip kır düğününde halay çekti. Buradaki 'kır'ın, 'kırsala' selam durmak için özellikle mi konumlandırıldığı bilinemedi.
Televizyonda en fazla yalpalayan parti ise CHP oldu. Önce kimsenin anlamadığı 'Alkışlıyoruz' kampanyası ile başladılar. 'Sermayeyi kediye yükleyen' kısa filmleri kendilerini de tatmin etmemiş olacak ki, bu kez halkın çeşitli kesimlerinin 'Biz de CHP'ye oy verebiliriz' dedikleri ikinci kampanyaya start verildi. Gelin görün ki, halkın dilindeki ifade kesin değildi. Yani 'Oy vereceğiz' demiyor, 'Verebiliriz' diyorlardı. Bu da kararsızlığın ve inanmamışlığın tezahürü olarak nitelendirildi.
Ekrandaki en etkili ve başarılı kampanyalara ise daha önce olduğu gibi AK Parti imza attı. İcraatlar ortada, mesajlar netti. 'Onlar konuşur, AK Parti yapar' sloganı son derece başarılı bir biçimde, özellikle kararsız seçmenin algısına servis edildi.
BİZE ULAŞIN