YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Ata Demirer de olmasa...

Ne zaman gündemden yorulsam, terörden, dehşetten, vahşetten bunalıp dünyanın türlü haliyle kirlensem, imdadıma BKM ve Ata Demirer yetişiyor. Yine öyle oldu. Ata'nın son filmi 'Olanlar Oldu' ile iki saatliğine bile olsa kendimi kirden, pastan arınmış hissettim, mutlu oldum.
Aslında hikaye bildik. Ünlü kız, züppe sevgilisini geride bırakıp gerçek hayata dokunmak için kendini bir sahil kasabasına atar. Orada kendi halinde yaşayan kaptan ile tanışınca ikisinin de hayatı değişir. İşin içine şark kurnazı eski bir kayınpeder adayı, saf bir enişte ve 'çakal' karakterli bir kasaba uyanığının giriştiği dolandırıcılık hikayesi de eklenince, ortaya eğlenceli bir romantik komedi çıkar.
Emin olun, koca filmden aklınızda başka bir şey kalmıyor. Çünkü amaç belli: Sabun köpüğü patlayınca suratımıza değen damlacıklarla mutlu olmak. Tıpkı bebekliğimizdeki gibi. Hayatların giderek girift ve içinden çıkılmaz hale geldiği şu günlerde insan 'sabun köpüğü' basitliğini arar oldu. Benim de iki saatliğine rahatlamamı sağlayan işte buydu. Bir de Ata'nın hem anneyi, hem oğlunu muhteşem bir oyunculuk performansıyla canlandırmasından etkilendim. Abartmıyorum, Robin Williams'ın ünlü 'Bayan Doubtfire' karakterine bile taş çıkarttı. Ata'nın filmlerinin beni etkileme nedenlerinden birini daha itiraf edeyim: Filmlerine dekor olarak genellikle Ege kıyılarını seçiyor olması ve benim gibi deniz aşkıyla boğazına kadar dolu olması. 'Eyvah Eyvah' serisi, Geyikli ve Bozcaada'yı bilmeyenlere tanıtmıştı.
Bu yaz o şahane Sığacık'a turist akını olursa, sebebi Ata Demirer ve yönetmen Hakan Algül'dür.
BİZE ULAŞIN