YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Abdülhamidler bitmez

Aylar önce yazmıştım; TRT elinde tuttuğu olanakları doğru kullanırsa dönem dizilerinde rakipsiz olur diye. Diğer kanallar yalpalayıp dururken TRT, bir zamanlar BBC'nin yaptığı gibi 'dönem dizilerinde mihenk taşı' konumuna gelebilirdi. Nitekim TRT yönetimi de elinde tuttuğu cevherin farkına vardı, 'Payitaht: Abdülhamid'i cuma akşamlarına önemli bir alternatif olması için ekrana sürdü.
Diziyle ilgili ilk izlenimim son derece olumlu. Prodüksiyon neredeyse kusursuz. Platolar, görsel efektlerle desteklenmiş mekan kullanımları, kostümler, aksesuvarlar ve zekice kamera oyunları; bende uluslararası bir standart yakalandığı izlenimini uyandırdı. En çok merak edilen ise 'Abdülhamid' rolünü oynayacak Bülent İnal'ın performansıydı. Bana göre daha ilk bölümden geçer not aldı. İşbirlikçi, hain 'Mahmut Paşa'yı oynayan Hakan Boyav ise tek kelime ile mükemmeldi. İlk bölümü neredeyse tek başına sırtlayıp götürdü. Bir tek arabacıyı oynayan delikanlıya (Akın Akınözü) takıldım. Saçı, başı, duruşu, bakışıyla bana fazlaca 'güncel' geldi. Sanki popüler bir gençlik dizisinde oynuyormuş da, yemek molasında sete uğramış gibiydi. Yine de diyeceğim o ki, 'Payitaht: Abdülhamid' izlenir.
Gelelim dizinin içeriğine... İzlediğim her dakika beynimde aynı cümle dolaştı durdu: 'Biz ne büyük milletmişiz ki bunca entrikaya, yalana, dolana rağmen hâlâ dimdik ayaktayız...' Bu diziyi seyrederken bir kez daha anlıyorsunuz ki, Batı'nın yüreğine çöreklenmiş 'Haçlı zihniyeti' hâlâ tüm canlılığıyla devam ediyor. Yine huzur ve birliğimize çomak sokan Batılılar, yine onlarla iş birliği yapan muhteris vatan hainleri, bizi bölüp parçalamak için her fırsatı kollayan emperyalist güçler, onların emri altına girmiş, muhalefet kılıfı altında vatan satan gazeteler ve çok şükür ki, her dönem bu milletin bağrından çıkıp tüm bu olup bitene 'Dur' diyebilen gerçek önderler...
'Payitaht: Abdülhamid', ilk bakışta bir 'dönem' dizisi gibi görünebilir. Ama siz oradaki karakterleri, günümüzün şahsiyetleri ile değiştirip diziyi beyninizde güncelleyebilirsiniz. Ne yazık ki tarihin tekerrür etmesine imkan veriyoruz. Böyle olunca da 'dönem' yerine hep başa 'dönen' bir tarihimiz oluyor!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN