YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Ya ‘Tarık’ın çilesi?

Köşemize sürekli katkıda bulunan kadim okurlarımızdan Kemal Kozan, önceki hafta yazdığım 'Meryem'in çilesi' başlıklı yazıma nazirede bulunmuş:
"Merhaba Yüksel Bey, bugün (21 Mart Salı) kaleme aldığınız 'Meryem'in Çilesi' başlıklı yazınızı gülümseyerek okudum. Gülümsememin sebebi ise 'Meryem'den daha çileli dizi karakterlerinin oluşu. Bir tanesi de 'Adı Efsane' dizisindeki 'Tarık' (Erdal Beşikçioğlu). 'Tarık'ın başına gelenler kısaca şöyle:
'Efsane' lakabını alacak kadar ünlü bir basketbol oyuncusuyken dizinden sakatlanıp işinden oluyor. O arada eşini de kaybedince kendini içkiye verip çocuklarını ihmal ediyor ve baldızı çocuklara sahip çıkıyor. Daha sonra arkadaşının yardımıyla toparlanan 'Tarık', çocuklarını geri kazanma mücadelesine giriyor ama ne mümkün! Önce kendisini görmek isteyen küçük kızını kaçırıyor. Evde yalnız bıraktığı küçük kız, gece kapının üzerine kapanması sonucu dışarıda kalıyor. Aynı akşam 'Tarık' tutuklanıyor. Kendisinden nefret eden büyük kızının gönlünü kazanmak için baba- kız gecesine gitmek üzere yola çıkıyor ama karıştığı bir kavga yüzünden bıçaklanıyor. Bu da yetmiyormuş gibi kızının daha çok nefretini kazanıyor. Hafta sonu görmek için aldığı kızlarından küçük kızı bitleniyor. Büyük kızı kör bir kurşuna denk gelip ölümden zor dönüyor. Bir ara çocuklarla arasını düzeltip kendisine sevgili yapmaya kalkıyor, randevulaşıyor ama tam kapıdan çıkacakken kızı evine ağlayarak girince o randevusuna da gidemiyor. Sevgili adayını da ağlatıyor.
'Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'daki 'Meryem' bence haline şükretmeli çünkü onun yaşadıkları 60 bölümde oldu. 'Tarık'ınki ise sadece sekiz bölüm... Bahtsız Bedevi'yi çölde aramaya gerek yok. Bizim bu taraflarda oldukça fazla. Saygılarımla."
BİZE ULAŞIN