YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Orada dur bakalım Arda kardeş!

Milliyet'te çalışan spor yazarı ağabeyim Bilal Meşe'nin adının bir 'uçak kavgasına' karıştığını duyunca çok şaşırdım. Zira Bilal Meşe'yi iyi tanıyordum. 1983 yılında acemi bir spor muhabiri olarak işe başladığım Türk Haberler Ajansı'nda benim ilk müdürümdü. Ondan hem gazetecilik, hem insanlık adına çok şey öğrendim. Heyecanlı, neşeli ama halim selim bir adamdır. İşine büyük bir ciddiyet ve disiplin ile sarılır. Hatta bizlere azıcık kan kusturmuşluğu bile vardır. Ama mesai bitip de dışarı çıkınca hepimizin en iyi 'kankası' olmuştur.
Saldırı haberini Arda Turan adına utanarak ve üzülerek okudum. Arda, aylar önce yazdığı bir yorum yüzünden Bilal Meşe'ye saldırmış. Hem de Meşe'nin Futbol Federasyonu tarafından davet edildiği Milli Takım uçağında.
Arda galiz küfürler etmiş, ağabeyimizin boğazına sarılmış.
Yetinmemiş, "Seni buraya çağıranların da..." diye devam edip başta hem Milliyet'in patronu, hem de Futbol Federasyonu'nun başkanı olan Yıldırım Demirören ile Fatih Terim'i de hedefe oturtmuş.
Aynı zamanda tüm gazetecilere ve gazetecilik mesleğine hakaretler yağdırmış. Sonra da kendi sosyal medya hesabından, yaptığını inkar etmeden kendini savunmaya kalkmış. Yaptığının adını da 'dürüstlük' koymuş.
Bak sevgili Arda kardeş;
Barcelona'da hüsranla noktalanmak üzere olan maceran ve Milli Takım'daki formsuzluğun nedeniyle moralin bozuk, kafan karışık olabilir.
Ama tüm hukuk yolları açıkken, sadece yazdığı bir yazı yüzünden babandan daha yaşlı 'duayen' bir gazetecinin boğazını sıkmak da ne oluyor?
Ben 37 yıla dayanan meslek yaşamımda bana yapılan her eleştirinin, suçlamanın, hatta hakaretin karşılığını 'kendi adaletimle' vermeye kalksam, hapisten çıkamayan bir seri katil olurdum.
Ki ben, Bilal Meşe'nin hakaret ile eleştiriyi ayırt edebilecek tecrübe ve akla sahip olduğuna inanıyorum.
Bu arada, Arda'ya anında kapıyı gösteren Milli Takımlar Sorumlusu Fatih Terim'e de tereddütsüz kararlılığından dolayı teşekkür ediyorum. Çünkü neşter vurmasa; yara, cerahate dönüşecekti. Sevgili Arda kardeş; hiçbir psikolojik neden, böyle bir barbarlığın mazereti olamaz. Artık yolunu seçme zamanıdır; ya futbolunu oyna ya da magazin dünyasının sonu belli 'fedailerinden' biri olmak için kendi mezarına kürek salla!
Bundan sonrası sana kalmış...
BİZE ULAŞIN