YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Soy sop öyle bir karıştı ki...

Hep söylüyorum, dizi senaristlerinin gündüz kuşağındaki reality programlarını dikkatle izleyip not almalarında fayda var. Öyle bir ilham alırlar ki, kendileri bile şaşırırlar.
Geçenlerde FOX'taki 'Kaybolan Çiçekler'e Sevgi Hanım başvurdu. Yanında eşi Kemal de vardı. Eşinin daha önceden olan oğlunu aradığını söyledi. Sonra programa bir telefon geldi. Dediler ki, "Boşuna aramasın, çünkü o çocuk, eşinin değil..." Kemal Bey itiraf etti: "Evet, o çocuk benim değil. Evlendiğimde karımın üç aylık hamile olduğunu öğrendim." Ardından bir ihbar telefonu daha...
Bu kez dediler ki, "Sevgi Hanım üvey oğlunu arayacağına, kendi çocuğunu arayıp sorsun." Bu kez itiraf Sevgi Hanım'dan geldi: "Evet, benim ilk evliliğimden bir çocuğum var. Şu anda 9 yaşında ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nda..." Derken bir iddia daha: "Sevgi Hanım çocuğuna eziyet ediyordu.
Komşuların şikayeti üzerine kendisinden alınıp yurda verildi." Ve... Kemal Bey, ilk eşiyle bir izdivaç programında tanışıp evlenmiş, iyi mi!
Aldatma, yalan, dolan, aşk, ihtiras, şiddet... 32 kısım tekmili birden... Böyle bir hikayeyi dizide görseydik, 'Amma da abartmışlar; olur mu böyle şey!' demez miydik?
Memlekette ahlaki erozyondan kaynaklanan soy sop karışıklığı öyle bir hal almış ki; bırakın televizyon sunucularını, değme dedektiflerin cümlesi bir araya gelse çözemez.
BİZE ULAŞIN