YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Kayserili farkı

Diyarbakır ziyaretimiz sırasında Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki'yi daha yakından tanıma ve gözlemleme fırsatı buldum. SABAH ekibinin şehir ziyaretlerinde bizleri hiç yalnız bırakmayan ve kendi deyimiyle 'ekibin bir parçası' haline gelen Özhaseki; hem bilgili, hem mütevazı, hem de halka yakın duran bir siyasetçi.
Konusuna da son derece hakim.
Özellikle Kayseri'deki büyükşehir belediye başkanlığı sırasında edindiği büyük tecrübeyi bakanlık icraatlarına yansıtarak fark yaratıyor.
Özhaseki'nin bilmediğim bir özelliği ise; hem dostları arasında, hem de kürsüden yaptığı konuşmaları sırasında sergilediği müthiş performansla değme talkshow'culara taş çıkartması oldu.
Kayserili olan Özhaseki, Diyarbakır'daki konuşması sırasında bir de anekdot aktardı.
Kayseri büyükşehir belediye başkanlığı sırasında kaynak aramak için Ankara'ya gitmiş. O dönem Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan, şakayla karışık takılmış: "Kayserili hiç para ister mi?" Özhaseki devam etti: "Sayın Cumhurbaşkanımız haklı.
Bizde herkes ticaretle uğraşır.
Dikiş tutturamayan, işe yaramayanı ise okuturlar." Bakan Özhaseki, Kayserili'nin ticari zekasının ise asırlar önceki birikimlerinden kaynaklandığını ifade ederken bir de şaşırtıcı örnek verdi: "Diğer kentlerde yapılan arkeolojik kazılarda vazolar, kaseler, çanaklar v.s. bulunur genellikle.
Bizim Kayseri'de yapılan kazılarda ise binlerce yıl öncesine ait faturaların, ticaret kurallarının yazılı olduğu küçük tabletler çıkıyor." Aklıma hemen o bilindik fıkra geldi: Öğretmeni, Kayserili öğrencisini tahtaya kaldırıp sormuş:
"İki kere iki kaç eder?" Çocuk yanıt vermiş:
"Alırken mi, satarken mi?"
BİZE ULAŞIN