YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Hafif cezalar yüzünden bu hale geldik

Geçen hafta minibüste saldırıya uğrayan işitme engelli genç olayından hareketle 'Vicdanımızı nerede düşürdük acaba?' diye sormuş, bu sosyal erozyonun nedenlerine inmeye çalışmıştım.
Yazı büyük ilgi gördü.
Pek çok okurumuz perspektif geliştirici yeni bakış açılarıyla konuya derinlik kattı. Köşemizin müdavimlerinden Haluk Zırh da başta bu konu olmak üzere, geçen hafta bu köşede değindiğim konular üzerine ustalıkla kalem oynatmış. Paylaşıyorum...
"Merhaba Yüksel Bey, bu hafta yazdıklarınızdan karışık bir değerlendirme yapmak istedim.
Özellikle engelli kardeşimize minibüs içinde yapılan alçakça saldırı, herkes gibi beni de çok üzdü. Aynı olayın kendime, evladıma, bir yakınıma yapıldığını düşündüm; inanın insan katil olabilir. Evet, 'Bizler bu hale nasıl geldik?' diyoruz.
Sizin de yazdığınız gibi; okul eğitimi, aile eğitimi ve 'vicdan eğitimi' çok önemli.
Yine yazdığınız gibi; acaba seyrettiğimiz diziler, filmler ve haberler mi bizleri bu hale getirdi?
Çevredeki insanlarımızın duyarsızlığını ise inanın her yerde görmeniz mümkün. Trafikte ambulansa yol vermeyen, kendi gideceği yönde yol tıkalı olmasına rağmen karşıya geçmek isteyen araca yol vermeyen, siz sırada beklerken, gelip en ön tarafa geçenler başta olmak üzere, daha bir çok şey sayabiliriz. Hiçbir şeye saygı, sevgi, hürmet kalmadı ülkemiz insanında maalesef.
Bunlara biraz da kanunlarımızın yetersiz olması sebep oluyor diye düşünüyorum.
Haberlerde, basında görüyoruz, suç işleyen birçok kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest kalıyor veya işlediği suça göre aldığı ceza çok az oluyor. Hal böyle olunca da, suç işlemekten kimse çekinmiyor.
Suça maruz kalan da, adaletten umduğunu bulamayacağına inandığı için kendi göbeğini kendi kesmeye kalkıyor.
Müge Anlı'da seyrettiğimiz evlilik dolandırıcılığı ise, inanın rahmetli Kemal Sunal filmlerini aklıma getirdi.
Böylesi ancak küçümseyerek eleştirdiğimiz, 'saçmalık' dediğimiz Türk filmlerinde olurdu. Yüksel Bey, bu zamanda böyle bir evlilik şekli olabilir mi? Seyrederken gülüyoruz ama inanın halimiz ağlanacak durumda. Bu kafayla nereye gidiyoruz?
Allah sonumuzu hayretsin inşallah.
Ekranda magazincilik konusuna gelirsek... Siz daha iyi bilirsiniz, ancak ben bir seyirci olarak, herhalde televizyonda bir şey yapmak isteyen ama yapacak hiçbir şeyi olmayanlar, 'magazin eleştirmenliği' yapıyor diye düşünüyorum, Size iyi hafta sonları dilerim, kolay gelsin."
BİZE ULAŞIN