YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

İyi ki medya var

Haber bültenlerinde üst üste iki gün yayınlandığı için mutlaka izlemişsinizdir.
Kadıköy'de, 17 yaşındaki bir genç kız yolda kendi halinde yürüyor. Karşısından gelen bir adam, aniden kızın suratına bir yumruk patlatıp hiçbir şey olmamış gibi yürümeye devam ediyor.
Yaralanan kızcağız hemen polise başvuruyor.
Ekipler adamı yakalıyor.
Ve... Saldırgan ilk sorgusunun ardından serbest bırakılıyor.
Ben hukukçu bir aileden gelmeme rağmen bunu bir türlü anlayamadm. Ne hukuk bilgim, ne adalet anlayışım, ne de ahlakım ve vicdanım bu durumu kendi kendime izah etmeme yetti.
Daha geçen cumartesi okurum Haluk Zırh ile birlikte bu sütunlarda, 'Bu duruma gelmemizin sebebi hafif cezalar' diye çığlık atmıştık.
Bıraktım hafifini, artık ceza bile yoktu.
Bu sapığın suçu sabitti.
Kamera görüntüleri ortadaydı.
Mutlaka adli takibi yapılmalı, tecrit edilmeliydi. Diyelim ki akli dengesi yerinde değil; o zaman da ilgili tıbbi kurumlarda müşahede altına alınması gerekmez miydi? Aç oldukları için baklava çalan 12 yaşındaki çocukların hapiste çürütüldüğü bir coğrafyada, koca bir ülkenin tüm kadınlarını, kızlarını 'sokakta yürümekten korkar hale getirmenin' bir cezası olmaz mıydı?
Tam içimdekileri yazıya dökmeye hazırlanırken, pazar sabahı 'müjdeli' haberi aldım. Saldırgan yeniden tutuklanmıştı. İçimden dua ettim; sosyaliyle, konvansiyoneliyle 'İyi ki medya var' diye...
BİZE ULAŞIN