YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Ayhan A.’ya ne ceza verilmeli?

İlk bakışta 'sıradan' bir cinayet olayına benziyordu.
(Şu düştüğümüz hale bakın, cinayete 'sıradan' dedim.
Öldürmek nasıl oldu da hayatın rutinleri arasına girdi?) 24 yaşındaki Yunus Emre İzol, sokakta tartıştığı Ayhan A. tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü.
Ama olayın perde arkası ve yaşananların 'derinliği', olayı cinayet vakası olmaktan çıkartıp bu köşenin tepesine oturttu.
Yedikulespor'un lisanslı futbolcusu Yunus Emre, sokakta arkadaşlarıyla sohbet ederken, Ayhan A.'nın Moldova uyruklu E.D.'yi darp ettiğini gördü. Dayanamadı, müdahale etti. Tartışma, kavgaya dönüştü. Ayhan A., bıçak çıkartıp Yunus Emre'yi göğsünden iki kez yaraladı.
Talihsiz genç hastanede can verdi.
Şimdi gelelim meselenin 'kritik ve hassas' bölümüne...
Ayhan A. denilen kişi, sadece bir genci hayatının baharında yaşamdan koparmadı; bu ülkede kadına şiddete direnenlerin yüreğine korku saldı. İşte suçun en büyüğü de bu. Ayhan A. bu yaptığıyla; pek çok kişinin, bir utanmaz erkeğin zavallı bir kadını dövdüğünde 'müdahale etme iradesini' elinden aldı. Çoğunun yüreğine, 'Aman canımdan olmayayım' kaygısını yerleştirdi.
Tıpkı, sokakta yalnız başına yürüyen kadına saldıran, yumruk atan ya da tecavüz eden bir sapığın, 'tüm kadınların sokakta yürüme hürriyetini' ellerinden almaya kast etmesi gibi...
Şimdi Ayhan A.'nın alacağı cezayı merak ediyorum.
Tabii ki hiçbir cinayet 'sıradan' olmamalı ama bazılarına verilecek ceza mutlaka 'ibretlik' olmak zorunda.
BİZE ULAŞIN