Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YÜKSEL AYTUĞ

Kıvanç’a yazık mı oldu?

Günlerden cumartesi değil ama yine de bir okur mektubunu köşeme almak istiyorum. Çünkü, seyircinin dizi seçimi yaparken hangi ayrıntıların peşine düştüğünü göstermesi açısından önemli olduğunu düşünüyorum. İşte okurum Levent Dursun'un Show TV'de yayınlanan 'Çarpışma' dizisiyle ilgili değme televizyon eleştirmenlerini kıskandıracak analizi:
"Dizinin ilk bölümünde 'Zeynep'in kızını alırlar. Alan adamlara 'Kocamla aram kötü' dese, 'Kaçtı' dese, 'Benle alakası yok' dese belki yırtacak. 'Bankaların kasasında o kadar para bulunmaz' dese belki inandıracak (Adamlar kadını müdürlük yaptığı bankadan para çalıp kendilerine vermesi için zorluyorlar), 'Bankadan o parayı nasıl çıkaracağım, mümkün değil' dese ikna edecek ama demez.
İkinci bölümde 'Zeynep', polisler tarafından yakalanır ve onlara "Kızımı almam lazım" der. Polis onu kelepçelerken "Neden beni dinlemiyorsunuz? Kızımı almam lazım" der. Oysa 'Kızımı kaçırdılar' dese belki dinleyecekler ama demez ve "Neden beni dinlemiyorsunuz, kızımı almam lazım" der. Biz delirirken...
Eline eldiven bile takmaya tenezzül etmeyen kasa hırsızına mı takılsak, yoksa tepeden yapılan çekimlerde 50 kilometre hızla bile gitmeyen arabaların hızla(!) çarpışmasına inanmadığımıza mı?
Ya da milyonlarca Euro'nun konulduğu çantanın boyutuna mı?
Daha onlarca şey sayardım ama yerinizi harcamak istemem. Tipik Türk dizisi hastalığı. Hızlı yaz, üzerinde düşünme, sahneyi çektik mi çektik... Kıvanç'a (Tatlıtuğ) yazık olmuş."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA