ŞENGÜL BALIKSIRTI ŞENGÜL BALIKSIRTI

İstanbul'da neden sayfiye yok?

Geçtiğimiz pazar Monte Carlo'daki otelimin balkonunda çevreyi izlerken, pek çok kişinin ellerinde plaj şemsiyeleriyle arabalarına bindiklerini gördüm. Deniz güzel olunca şehirde kimse kalmıyor. Aynı gün öğleden sonra Nice'teydim. Şehir merkezi neredeyse bomboştu ama sahile doğru inince müthiş kalabalıklaşmaya başladı. Aynı gün hem bisiklet yarışı hem de koşu vardı. Kilometrelerce uzanan sahil şeridi piste dönüştürülmüş. Bir ara bulup deniz tarafına geçtik ve yukarıdan plajları izledik. O saatte bir havlu serecek boş yer bile yoktu. Sonra İstanbul'u düşündüm. Evinizden çıkıp denize girmek için nereye gidebilirsiniz? Benim bildiğim bir Caddebostan Plajı var. Bir de boğazda kendilerini tehlikeye atanlar. Ya da ta uzaklara, Şile'ye ya da Kilyos'a gideceksiniz... Deniz zengini bir ülkede böylesi bir fakirlik yaşamamız nasıl açıklanabilir sizce? Ben Gölcük'te büyüdüm. Çocukken Gölcük'ün sayfiye yerleri Değirmendere, Yüzbaşılar, Karamürsel'de denize girdiğimizde üzerimize mazotlar yapışırdı. Yani İzmit körfezi 30 yıl önce de kirliydi. Eminim şimdi kimse ayağını bile suya sokamıyordur oralarda. Bırakın denize girmeyi, fabrikalardan çıkan atıklar, zehirli gazlar her yere nüfuz ediyor. İzmit körfezinin karşısındaki dağlarda yer alan köy evimizin bahçesinde bile sebzemeyve yetiştirmek mümkün değil. Hep derdim, "Deniz olup da sayfiyesi olmayan tek yer İzmit körfezidir herhalde" diye. O sahilleri görünce, elimizdeki güzellikleri nasıl hoyratça harcadığımızı bir kez daha gördüm, üzüldüm. Hem de çok...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN