ŞENGÜL BALIKSIRTI ŞENGÜL BALIKSIRTI

"Kocamın yanında çok abartılı kaldım"

Seren Serengil, Cine5' te 'Her Şeyi Konuşalım'da konuğumuzdu. Aylardır görmüyordum. (Araya hep hamilelikleri girdi!) Yaşadığı az şey değildi. Bu psikolojiyi ancak kadınlar anlayabilir. Seren'in geçmiş hallerini iyi bildiğim için çok değişmiş geldi bana. Örneğin bir televizyon programına çıkmadan önce saçı, makyajı olay olurdu. İstediği kuaför ve makyözle çalışmak isterdi. (Fotoğraf çekimlerinde de öyle. Hatta dev bir ayna mutlaka olmalıydı.) Yayına geldiğinde, "Hiç makyaj yaptırmak istemiyorum" dedi. "Aaa" dedim, "Ne oldu Seren'e böyle?" Seren dünyada görebileceğiniz en komik insanlardan biridir. Bu espri yeteneğini de babasından almış olsa gerek. "Musa sabah uyandığımda ya da gece yatarken bütün hallerimi gördü. Dolayısıyla her dakika makyajlı dolaşmaya gerek kalmadı" dedi gülerek. Hastaneye acil olarak kaldırıldığında 90 kiloymuş. Biz bu halini hiç görmedik. Şu anda ise 70 civarında. Ama ona bile takılmıyor. Yine esprileriyle programı renklendirdi; İşte hayatla ilgili yeni keşifleriyle Seren:

ÜÇ YIL SÜREN HAMİLELİK:
Büyük üzüntü yaşadım. Ama her geçen gün daha iyi oluyor insan. Üzüntüler bir şekilde geliyor ama eğer onları arkada bırakmayı beceremezsen hayatına çöker. Benim devam eden güzel bir evliliğim var. Ve ne şanslıyım ki bana her konuda destek. Tabii ki yaşadıklarımız büyük şanssızlık. Sonuçta baktığınız zaman ben üç yıldır hamileydim. Şöyle bir şey oluyor; bebek çantasını toplayıp hastaneye gidiyorsun. Doğum katında olan herkes evlerine çocukları ile dönüyor. Biz ise her defasında aynı şeyi yaşadık, eve yalnız döndük. Bu çok büyük bir yıkım.

ÖLÜMDEN DÖNDÜM:

10 dakika içinde ameliyata alınmasaydım bugün hayatta olmayacaktım. Hastaneye gittiğimde yürüyemiyordum. Bu da Allah'tan gelen bir şey. Demek ki Allah şu an anne olmamı istemedi. Bunda mutlaka vardır bir şey diye düşünüyorum. Ve isyan etmiyorum.

BİR BÜLENT ERSOY BİR DE BEN:
İnsan ağır şeyler yaşadıkça başka şeylerin çok daha önemli olduğunu görüyor. Onun için artık güzellik gibi konulara takmıyorum. Ayrıca benim eşim çok doğal bir insan. Benim süslü halim onun yanında komik durmaya başladı. Beni her sabah ve her akşam makyajsız gördüğü için "Yemin ederim böyle daha iyisin" diye diye beni süslenmekten vazgeçirdi. Televizyona çıkarken çok titizlenirdim. Ama bu kapristen değil, mükemmeliyetçilik duygumdan kaynaklanıyordu. Ama fark ettim ki, bunu takıntı haline getirmişim. Şimdi bir bakıyorum, o kadar makyaj bir bende oluyormuş bir de Bülent Ersoy da... Zamanla, takacağım şeylerin bunlar olmaması gerektiğini, başka şeyler olması gerektiğini anladım... Çok genç yaşta sahnelere çıktım. Dolayısıyla büyüme merakım vardı. Artık büyüdüğüme göre öyle bir merak da kalmadı.

BANA AKILSIZ DEDİLER:
Her zaman, yüzüme de söylediler arkamdan da; Bu kız çok kafasız. İnsana Allah tarafından verilen bir hayat var. Ben bunu nasıl istiyorsam öyle yaşamayı daha akıllıca buluyorum. Hayatımda başka şeyler işimin önüne geçti. Ama dünyanın hiçbir yerinde hiçbir sanatçı her sene albüm yapmıyor. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir aktris her yıl film çekmiyor. Bu durum bir Türkiye'de var bir de Arap ülkelerinde. Çünkü insanlar 'Ya bitersem' endişesi taşıyorlar. Bu endişe bende hiç olmadı. Olmadığı için de hiç bitmiyorum.

HATALARIM OLDU:
Kolej mezunuyum. Piyano çalıyorum. Dadılarla büyüdüm. Bunlar annemin söyledikleri. (Kahkahalarla gülüyor.) Hiçbir zaman materyalist bir insan olmadım. Duygularımla yaşamayı tercih ettim. Evliliklerim için hataydı demek istemem çünkü öyle yaşamak istedim. Bana göre karşındaki adam olduktan sonra herkes herkesle olabilir. Ama kültür yapıları farklıysa devam etmez. Çünkü insan biriyle hayatını birleştirirken, o insanın ailesiyle de yan yana geliyor. Bu nedenle uçurum olmaması lazım. Musa'nın ailesi de beni ilk başta istemedi. Çünkü ben onlara göre farklı bir camiadandım. Hep annem istemeyecek diye bir şey yok. Bu sefer de beni istemediler işte. (Gülüyor) Bu yaklaşımı annemden bildiğim için onlara beni tanımaları için zaman verdim. Ve asla saygımda kusur etmedim. Çok kırıldığım anlar oldu, çünkü başta ayırmaya çalıştılar. Bizim dünyamızda kötü örnek maalesef çok. Bu nedenle onların böyle önyargılı düşünmeleri de normaldi. O yüzden kızamadım onlara. Zaten zaman geçtikçe anladılar, tanıdılar.
BİZE ULAŞIN