ŞENGÜL BALIKSIRTI ŞENGÜL BALIKSIRTI

Diziler mi başarılı sinema filmleri mi?

Bu yıl, '70 sinema filmi çekildi' müjdesi verildiğinde, ben de 'eyvah' diyenlerdendim. Çünkü 70 filmin tamamının gişe yapamayacağını sokaktaki çocuğa sorsanız bilir. Ama belli ki geçmiş sinema gişeleri birilerinin iştahını kabartmıştı ve filmler çekildi. Sezon başladı... Aylar boyu büyük promosyonlarla tanıtılan filmler hayal kırıklığı yaşattı, içinde hiç starı olmayan, reklamı yapılmayan 'Nefes' filmi ise rekora koşuyor. Demek ki sinemada bildik denklemler ya da star oyuncular işe yaramıyor. (Bu arada yapımcılar, kara kara düşünüyor 'Bu paraları nasıl çıkaracağız' diye...) Filmleri izliyorum, bir buruk tadla ayrılıyorum salonlardan. "Ee, ne olmuş yani, bu mudur?" diyorum. Sonra fark ettim ki, o burukluk şuradan kaynaklanıyor. Çünkü filmlerin sinemasal bir dili yok! Çoğu televizyon dizisi tadında. (Dikkat ediniz lütfen, 'hepsi' demiyorum) Hatta çoğu televizyon dizisinin sinema filmlerinden daha iyi olduğunu da söylemek mümkün.

PASTA BÖLÜNDÜ!
Abartıyor muyum? Hayır. Televizyoncular, bir haftada 90 dakikalık dizi çekiyorlar. Böyle üstün bir performans var. Aynı süredeki filmler içinse aylarca çalışılıyor. Acaba o dev bütçeler, o geniş zamanlar televizyoncuların elinde olsa neler olur? Bir 'Ezel'e, 'Kurtlar Vadisi'ne, 'Aşk-ı Memnu'ya bu gözle bakın ne demek istediğimi anlayacaksınız. Diyeceğim o ki, her sinema filmi çeken 'ben büyük sinemacıyım' havasına girmesin. Bu arada 'Bu yıl filmler neden yüksek gişe yapamıyor?'un yanıtı da çok açık; Pasta bölündü çünkü... Yani 70 film olayı sinemacıları pek güldürmedi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.