ŞENGÜL BALIKSIRTI ŞENGÜL BALIKSIRTI

Kadir İnanır'ı sevmek

Magazin Gazetecileri Derneği'nin Kadir İnanır için düzenlediği 41. Sanat Yılı gecesine giderken, merak ediyordum bakalım kimler gelecek, böyle özel bir gecede kimler bir başkasını alkışlama yürekliliğini gösterecek diye... Merak etmem boşuna değil tabii. Çünkü şahane bir tabloyla karşılaşmayacağımı biliyordum.

MAZERET UYDURMUŞLAR
Aynen tahmin ettiğim oldu ve Kadir İnanır'ın ne birlikte yol aldıkları, ne yanyana yürüdükleri, ne de ardında bıraktıkları... Hiçbiri yoktu. Herkes bir mazeret uydurmuş. Tarık Akan ise bir gerekçe falan söylemeden "Gelmem" demiş... Neyse... Ben kendi adıma yaşayan, üreten ve kitlelerin karşısında olan bir sanatçıya böylesi bir onur gecesi yaşatılmasını çok önemsedim. Arkadaşların akıllarına, yüreklerine sağlık. Kadir İnanır'ın da o gece çevresini saran dostları tarafından yeterince sevgiyle kuşatıldığını düşünüyorum. Eksiklik hissetmemiştir yani. Söz ettiğim 'yokluk' benim her fotoğrafı tam ve eksiksiz görme arzumdur. Gelelim geceden notlara... Ebru Akel'in Kadir İnanır karşısında sunum yaparkenki heyecanı ve saygısı, Ertuğrul Özkök'ün Kadir İnanır'ın yakışıklılığı, oyunculuğu ve kimliği için yaptığı tespitler, canlı yayınları olduğu için geceye gelemeyen Zara ile Oktay Kaynarca'nın onun için bir türkü seslendirmeleri, Halit Kıvanç'ın yıllar öncesinden anlattığı anılar, Ekrem Bora'nın anlattıkları ve tabii bunca yılın yaşanmışlığına karşın Kadir İnanır'ın bütün bu olup bitenler karşısında hâlâ heyecanlanması, zaman zaman gözlerinin dolması... Her an çok özeldi. Bu küçük çaplı bir gece olabilir ama magazincilerin yıllardır haberlerinde özne olan bir kimliği onurlandırma-taçlandırma düşüncesi kocaman bir şeydir. Aynı zamanda sanatçı-magazinci ilişkisinin de nasıl olabileceğini göstermesi açısından önemlidir. (O sinirli Kadir İnanır bir gün bile bir magazinci ile sorun yaşamamıştır.) Umarım ve dilerim, 50. Sanat yılında birileri Kadir İnanır'a 'kocaman' bir gece yapabilirler. Ben Kadir İnanır'ı bir dizi setinde tanıdım. Küçüktüm o zamanlar... Yüksek sesle bana seslendiği zaman 'korkardım.' Sonra çözdüm onu. Ve çok sevdim. Kimileri onu havalı ve kasıntı bulsa da, inanın iki gün önce şöhret olmuşlardan daha mütevazıdır. Adam gibi adamdır. Ve gelelim Halit Kıvanç'a... Hepimizin Halit Abi'si ile aynı masada oturduk. "Çok şanslısın. Türkiye'nin en yaşlı üç erkeğinden biriyle oturuyorsun" dedi, bizi güldürdü. (Merak edenler için söyleyeyim, 85 yaşında.) Bu arada sıkı bir magazin takipçisi olduğunu öğrendim. Zaten kendisi çok eskilerde magazin müdürlüğü de yapmış. Sahneye çağrıldığında hiçbir hazırlığı yoktu. Ama 5 dakika içinde öyle bir konuşma yaptı, üstüne de öyle bir fıkra anlattı ki, "İşte işinin duayeni olmak budur" dedirtti.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN