ŞENGÜL BALIKSIRTI ŞENGÜL BALIKSIRTI

"Petek'le hesaplaşmamızı yaşadık ve hafifledik"

Açıkçası Can Tanrıyar ile Petek Dinçöz'ün bu kadar sessiz sakin boşanabileceklerini tahmin etmiyordum. Çünkü tanıdığım Petek, öfkeliyse hiç içinde tutmaz, tutamaz. Zaten kendisi de bu özelliklerini her zaman anlatırdı. Neyse, dedim ya tahmin etmiyordum diye... Yanıldım. Petek müthiş bir olgunlukla bu olayı yaşadı ve süreci tamamladı. Bir anlamda krizi çok iyi yönetti. Bizler o kadar çok alıştık ki ayrılıkların ardından sarf edilen kötü sözlere; Petek'ten de bunu bekledik. Ya da o susup hiç konuşmayınca sanki barışırlar gibi geldi. Ama öyle değil... Büyük savaşlar yaşamışlar. Ta ki 10 gün öncesine kadar. Karı-kocanın arasında neler yaşandığını kimse bilemez tabii. Bilmek de gerekmiyor. Ama Petek'in büyük bir kararlılıkla boşanmak istemesi ve hemen evden ayrılması sürecin bayağı sancılı ve sert geçtiğini gösteriyor.

PETEK ÇOK OLGUN!
Peki ne değişti de, Petek ile Can 10 gün önce yeniden görüşmeye başladı? Anlatalım... Can Tanrıyar ile konuştum. Başından beri bana çok sakin geliyordu. Sanki bu beklediği bir şeydi. Bunu ona da söylüyordum ama hiçbir yorum yapmayıp gülüp geçiştiriyordu. Şimdi biraz biraz konuşmaya başlamış. Çünkü rahatlamış. "Öyle bir süreçten geçtik ki, fırtınalar yaşadık. Ama Petek büyük bir olgunlukla hiç konuşmadı. Eğer konuşsaydı bugün bu noktada olamazdık. Şimdi görüyorum ki, bir hayatı karı-koca olarak paylaşmanın ötesinde biz aslında çok iyi iki arkadaşmışız. Bence bu aşktan ve sevgiden bile daha önemliymiş. Petek'in ne kadar güçlü bir kadın olduğunu şimdi gördüm. Eğer yıkılan, dağıtan, dağılan bir kadın olsaydı çok üzülürdüm. 10 gün önce ilk görüştüğümüzde karşımda kendini tamamen işine vermiş, bütün sorumluluklarını almış bir kadın gördüm. Bu da beni çok mutlu etti..." Peki ilk buluşma nasıl gerçekleşti? Can küçük bir operasyon için tek başına hastaneye gitmiş ve henüz işlemleri yapılırken, Petek gelmiş. "Ben genelde mutluluğu paylaşmayı, üzüntüleri ve zorlukları ise tek başıma yaşamayı tercih ederim. O yüzden hiç kimseye haber vermeden gitmiştim hastaneye. Ama onu orada görünce, çok mutlu oldum. Bunun adı dostluk ve arkadaşlıktı işte." Peki, 'yeniden biraraya geldiler' şeklinde yorumlanan yemekte neler konuşuldu. Gülerek "Hesabı kapattık" dedi Can... Hangi hesabı? Çünkü ayrılığa karar verdiklerinde hiç konuşmamışlar. Petek ceketini alıp çıkıp gitmiş evden. Ve günlerce ikisi de cevabını bulamadıkları sorularla başbaşa kalmışlar. O süreci de şöyle anlattı Can: "Konuşmadıkça daha çok biriktiriyorsun. Oysa geçmişle hesabını kapatman için bütün bunların konuşulması gerekiyor, deşarj olman gerekiyor. İkimizin de buna ihtiyacı vardı. Biz o yemekte bunu başardık. Fakat itiraf ediyorum; bu hesaplaşmanın faturası yine bana çıktı. Ama yeniden biraraya gelme konusu asla aramızda konuşulmuyor. Çünkü her şeye rağmen aramızda bir duvar örülmüş durumda. Biz Petek'le düşmanlığın eşiğinden döndük. Çünkü aramızda çok laflar getirildi, götürüldü. Bunu tekrar biraraya gelmek için yapmıyoruz. İkimiz de kendimiz için yapıyoruz."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN