ŞENGÜL BALIKSIRTI ŞENGÜL BALIKSIRTI

Bugün yılın en mutlu günü

2010 zor geçti. Hem Türkiye, hem dünya büyük sınavlardan geçti. Birey olarak ait olduğunuz toprakların kaderinden ayrılmıyor sizinki de. Tuhaf gündemler girdap gibi sizi de içine çekiyor. Koca bir yıl boyunca kavgalar, tartışmalar, huzursuzluklar, güvensizlikler arasında gidip geldik. Aralık ayında bir de Ay tutulması yaşadık. Hepimiz nefesimizi tutup bekledik, neler olacak diye... Eee, bunca gerginliğin ve sıkışmışlığın ardından yılın bu son günü, en mutlu gün değil de nedir sizce? Bence 2010 sırf bugünü yaşamak için bile güzeldi. Herkes hayal kuruyor. Sanki bu gece bir sihirli el yaşamımıza dokunacak, tümden güzelleşecek her şey.

EN EĞLENCELİ HABER
Bir şeyler değişecek sanki. Bir mucize olacak... Dün Ankara büromuzun hazırladığı bir haber bence bu günlerin en eğlenceli haberiydi. Milli Piyango çekilişinden büyük ikramiye hayali kuranlar Milli Piyango idaresini mektup yağmuruna tutuyor, torpil istiyorlarmış. "Biletime büyük ikramiye çıkmasını sağlayabilir misiniz?" ricasında bulunanlar da varmış, daha ölçülü davranıp "Sadece bir ev parası istiyorum" diyen de... Umut işte... Ya olursa? Ya hayallerimiz gerçekleşirse? (Bugün, herkesin aynı duyguyu yaşadığına eminim. Tabii arada istisnalar vardır. Örneğin ben; bir yılbaşı günü işsiz kalmıştım. Böyle sürprizler de olur.) Umut etmek ve hayal kurmak güzeldir. Yarın sabah, kaldığımız yerden devam edeceğimizi bilsek de sahiden güzel bir gün bugün. Ben, kendi kişisel takvimimde ilk kez geçen yıl oluşturmuştum yapılacaklar listesini... Kararlı olunca tıkır tıkır işledi sistem. Yapmak isteyip de yıllar boyu yapamadığım her şey sistemli bir biçimde hayatıma girdi. Beni de disipline etti. Bu yıl daha kararlıyım. Bugün birkaç saatliğine sessiz sakin bir köşeye çekilip yeni bir defterden yeni bir sayfa açacağım. Siz de yarın sabah uyandığınızda bugünü hatırlamak ve bugüne dair o umudu hep taşımak için bir defterin ilk sayfasına bir şey yazın. Altına da imzanızı atın. 10 yıldır biriktirdiğim böyle defterlerim var benim. Arada bir dönüp geçmişe bakmak insanı gülümsetiyor. Nelerden geçip nasıl büyüdüğünüzü görüyorsunuz. Kendinize, verdiğiniz sözlere ne kadar sadık olduğunuzu da. Ve aslında bir bakıma hayatınızın kitabını yazmış oluyorsunuz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.