ŞENGÜL BALIKSIRTI ŞENGÜL BALIKSIRTI

Bu tartışmalar sinemayı kurtarmaz

Hiçbir şeyi eleştiri sınırında bırakmıyor, işi aşağılamaya, hakarete kadar götürüyoruz.
Son günlerde hedefimizde iki isim vardı: Sinan Çetin ve Hülya Avşar.
Çetin kafasındaki filmi çekti ama gişede başarı sağlayamadı. Bunun için eleştiriliyor. "Neye elini atsa, olmuyor" sözleriyle sürüp giden bir başarısızlığın altı çiziliyor.

DÜŞMANLIK
Bu tarz polemikler, eleştiriler izleyiciyi etkiler mi?
Hayır.
İsteyen gider, filmi izler ama burada başka bir tavır var; düşmanlık, kabullenememe. Sinan Çetin projede büyük para kaybettiğini ve bundan büyük mutluluk duyanların olduğunu söylemişti.
İşte aslında işin özeti bu.
Sinan Çetin'in kaybettiği paralar, sanki başkalarının cebine girdi.
Çetin'in, "Eyvah paralar gitti" diye kafasını duvarlara vurduğunu, karalar bağladığını falan düşünmeyin. Geçen gece bir yemekte gördüm. Kalabalık grubun içinde, şen kahkahaları duyuluyordu.
Hülya Avşar'a gelirsek...
Her jürinin kararı tartışılır. Altın Portakal'ın yarışmalı bölümünde ya da başka herhangi bir yarışmada alınan kararlar dört dörtlük bir memnuniyetle karşılandı mı bugüne kadar?
Hayır! Salt Avşar'ın magazinel kimliği üzerinden sonuçları eleştirmek, jürideki diğer isimlere de haksızlık.

KADERLERİ NE OLACAK?
Bu tartışmaları geride bırakıp, festival filmlerinin kaderine odaklanmak gerek. Bu filmleri nasıl izleyeceğiz?
Örneğin; büyük ödülü alan filmi izleyebilecek miyiz? Bu sorunun yanıtını filmin yönetmeni bile veremiyor.
Hüseyin Tabak, ödül aldığı 'Güzelliğin On Par' Etmez' filmi ile ilgili olarak, "Bu ödül on para etmez, eğer film Türkiye'de vizyona girmezse" demiş.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN